“Bekle!” Thomas, Brenda ve Jorge’ye baktı. İkisi de sessizce yere
bakıyorlardı. Yüzleri korkudan sapsan olmuştu.
“İki.”
Thomas artan paniğini bastırdı, gözlerini kapadı. Ortada yeni bir
durum yoktu. Hayır, artık anlıyordu. Ne yapması gerektiğini biliyordu.
“Üç.”
Artık korku yoktu. Şoke olmak yoktu. Sorgulamak yoktu. Neyle
karşılaşırsa kabul edecekti. Onlara uyacaktı. Testleri geçecekti. Deneyler’i
geçecekti.
“Dört!” Adam kızanyordu. “Seç yoksa ikisi de ölür!”
Thomas gözlerini açıp öne atıldı. Ardından Brenda’yı işaret etti ve
dudaklarından o zamana dek söylediği en korkunç kelimeler döküldü.
“Kızı öldür.”
Sadece birinin kalması gerektiğini büdiren tuhaf bildiri sebebiyle
Thomas ne olacağım büdiğini sandı. Bunun başka bir Değişken oldu
ğunu ve Thomas’ın seçmediği kişiyi yanlarına alacaklarını düşündü.
Ama yanılmıştı.
Adam silahını pantolonunun kemerine sıkıştırdı, ardından uza
nıp Brenda’yı iki eliyle tişörtünden yakalayarak ayağa kaldırdı. Tek
kelime etmeden kızla birlikte açık kapıya doğru ilerledi.