Test Drive | Page 340

James Dashner Ses daha da arttı. Gökgürültüsü ve yağmurun sesini bastırı­ Kutunun duvarları titriyordu. Thomas dışarıda tüm gün esen rüzgârdan daha farklı bir rüzgâr esmeye başladığını duydu. Güçlü, yord u . peredeyse... yapay. “Sadece otuz saniye kaldı,” diye bildirdi Thomas ve birden fikrim değiştirdi- “Belki de haklısınızdır. Belki önemli bir şey kaçınyoruzdur. gence... bence bir bakmalıyız.” “Ne?” diye karşılık verdi Jorge. “Sesin nereden geldiğini görmeliyiz. Hadi, yardım et de şunu açalım.” “Peki ya bir yıldırım düşüp kıçımı yakarsa?” Thomas avuçlarını tavana bastırdı. “Bu riski almalıyız! Hadi, it!” “Haklı,” dedi Teresa ve ona yardım etmek için ellerini kaldırdı. Brenda da aynısını yaptı ve hemen ardından Jorge de onlara katıldı. “Yarısına kadar falan,” dedi Thomas. “Hazır mısınız?” Diğerlerinden onu onaylayan hom urtular geldi. “Bir... iki... üç!” Hep birlikte itince güçleri çok fazla geldiğinden kapak tamamen yerinden çıkıp yere düştü ve kutunun tamamen açık kalmasına neden oldu. Acımasız rüzgâra kapılm ış yağm ur onlan dövüyordu. Thomas kutunun kenarına uzandı ve yaklaşık on metre yüksek­ likten hızla alçalan şeye baktı. Devasa bir yuvarlaktı, yanıp sönen ışıklar ve mavi alev çıkaran pervaneleri vardı. Vurulduğunda kendisini kurtarmaya gelen geminin aynısıydı. Kayaç. Thomas saatine baktığında son saniye de doldu. Yeniden yukarı baktı. Kayaç pençeyi andıran iniş takımıyla yere indi ve metal gövde­ sindeki büyük yükleme kapısı açılmaya başladı. 373