Labirent: Alev Deneyleri
“Yıldırım olmalı,” dedi Teresa.
Thomas kulaklarını ovuyordu, çmlama şimdi daha da kötü bi
hal almıştı. “Birkaç tane daha olursa başladığımız yere geri döneriz"
Sesi kulağına boş geliyordu.
Saatine bir kez daha baktı. Beş dakika. Yağmur damlalan düş
meye devam ediyordu; berbat koku iyice ağırlaşmıştı; Thomas’m
kulağındaki çınlamaysa azalmıştı.
“Hiç böyle bir şey hayal etmemiştim, hermano,” dedi Jorge
“Buraya gelince sizin büyük patronları bizi de yanınıza almanız için
ikna edeceğinizi düşünmüştüm. Sonra bizi tedavi edeceklerini. Pis
kokulu bir küvette elektrik verilip idam edileceğim izi değil.”
“Ne kadar kaldı?” diye sordu Teresa.
Thomas saate baktı. “Üç dakika.”
Dışarıda firtma şiddetini iyice artırm ıştı, yıldırımlar yerleri dö
vüyor, yağmur son hız yağmaya devam ediyordu.
Bir patlama daha olunca sallanan kutunun tavanı o kadar açıldı
ki yağmur içeri boşanmaya başladı, Brenda ve Jorge’nin sırılsıklam
olmasına neden oluyordu. Bir tıslam a duyuldu ve içeri buhar sızmaya
başladı, yıldırım kutunun dışını ısıtm ıştı.
“Ne olursa olsun burada uzun süre hayatta kalmamız imkânsız!
diye bağırdı Brenda. “Oturup beklem ek çok kötü!”
“Sadece iki dakika kaldı!” diye bağırdı Thom as ona. “Dayan!
Dışarıdan bir ses duyuldu. Başta hafifti, fırtınanın gürültüsünde
güçlükle duyuluyordu. Uğultu. Derinden ve alçak. Gittikçe artarak
Thomas’m tüm vücudunun titrem esine yol açtı.
“Bu da ne böyle?” diye sordu Teresa.
“Hiçbir fikrim yok,” diye yanıtladı Thomas. “Ama geçirdiğin1' 2
güne bakılırsa iyi bir şey olmadığına eminim. Yaklaşık bir dakik®
daha beklememiz gerekiyor.”
372