James Dashner
Başarılı her darbenin ardından yaratık biraz daha uzun süre
duraksıyordu. Thomas birkaç kesik daha attı ama hiçbiri ciddi değildi.
Turuncu kürelere saldırmaya devam etti.
Pat, pat, pat.
Her küçük zafer, yaratığın gücünü azaltıyordu ve sonunda Thomas’ı
parçalara ayırmaya çalışmaktan vazgeçmese de gözle görülür bir bi
çimde çökmeye başladı. Ampulleri patlatması giderek kolaylaşmışta
ve Thomas durmak bilmeden saldırdı. Bir an önce bitirip tuhaf ya
ratığın ölmesini istiyordu. Sonra diğerlerine yardım edebilirdi. Bu
şeyi sonsuza dek...
Arkasından kör edici bir ışık parladı ve evren patlayarak bir
anlık hevesini ve umudunu söküp alıyormuş gibi bir ses duydu. Gö
rünmez bir güç dalgası onu kann üstü yere yapıştırıp kılıcı da uzağa
fırlattı. Yaratık da düştü ve Thomas’m burnuna yanık kokusu geldi.
Bakmak için kenara doğru yuvarlanınca yerde devasa büyüklükte,
kara bir delik gördü. Yanmıştı ve dumanlar çıkıyordu. Yaratıklardan
birinin bıçaklı el ve ayağı deliğin kenarında duruyordu, vücudunun
geri kalan kısmı yoktu.
Yıldırım düşmüştü. Hemen arkasına. Fırtına sonunda başlamışta.
Bunu düşünürken bile başım kaldırıp kara bulutların arasından
düşmeye başlayan beyaz ışıklara baktı.
367