Labirent: Alev Deneyleri
Thomas her şeyden bunalmış bir halde orada bir süre daha oturdu
Teresa, Brenda, arkadaşları... Aldığı uyan. Işıl. Dağlan geçmeleri için
yalnızca birkaç günleri olduğu gerçeği. İSYAN. Onlan güvenli bölgede
ve gelecekte bekleyenler...
Çok fazlaydı. Tüm bunlar çok fazlaydı.
Düşünmeye bir son vermesi gerekiyordu. Acıkmıştı ve en azından
bu sorunu çözebilirdi. Kalkıp yiyecek bir şeyler aramaya koyuldu
Tava onu hayal kırıklığına uğratmadı.
Güneş ufukta tamamen kaybolmak üzereyken tozlu, turuncu yer
morumsu bir görünüm almıştı ve yola çıktılar. Thomas kasılmıştı
ve yorgundu fakat bir an önce kaslannı açmak istiyordu.
Dağlar çok geçmeden sivri uçlu gölgeler olarak görünmeye baş
ladı ve çocuklar yürüdükçe sanki daha da üzüyorlardı. Düz bayırların
olmaması bir yana, yol gökyüzüne doğru dik yokuşlar ve rampalar
halinde uzanıyordu. Her yer kahverengi, çirkin ve cansızdı. Thomas
o kadar ilerlediklerinde düzgün bir yolla karşılaşacaklarını umdu.
Kimse fazla konuşmuyordu. Brenda, Thomas’ın yakınındaydı
ama sessizliğini koruyordu. Jorgeyle bile konuşmuyordu. Thomas bu
durumdan nefret ediyordu. Brenda’yla aralan bir anda tuhaflaşmıştı.
Ondan hoşlanmıştı, muhtemelen Newt ve Minho dışında diğerlerinden
daha çok seviyordu. Ve bir de Teresa, elbette.
Karanlık çöktüğünde Newt yanma geldi, yıldızlar ve ay tek reh
berleriydi. Işık yeterliydi; zaten yol düzdü ve tek yapmalan gereken
karşılanndaki kayadan duvara doğru ilerlemekti. Etraflannı, her
adımda çıkan çıtırtı sesleri doldurmuştu.
“Düşünüyordum da,” dedi Newt.
“Ne düşünüyordun?” Bu, Thomas’ın çok da umurunda değildi»
yalnızca konuşacak biri olduğu ve düşüncelerinden uzaklaşacağı iÇ
ın
memnundu.