Test Drive | Page 25

Midesinde o tanıdık tiksinme duygusunu hissedince öğürdü ve kusmak istedi. Gözlerini kapayıp bulantının geçmesini bekledi. Sonunda toparlandığında tüm iradesini kullanıp ölü insanlara bak­ mamaya çalışarak Teresa’dan bir iz aramaya koyuldu. Fakat o sırada aklına korkunç bir düşünce geldi. Ya o... Odada koşturup tek tek cesetlerin yüzlerine baktı. Teresa ara­ larında yoktu. Bir anlık paniğinin yerini rahatlama duygusu aldı ve yeniden odaya bakınmaya başladı. Ortak salonun duvarları oldukça soluk renkteydi; beyaza boyan­ mıştı ve odada hiç dekorasyon öğesi yoktu. Ve nedense hiç pencere de yoktu. Sol elini duvardan ayırmadan hızlıca odanın etrafında tur atmaya başladı. Kaldıkları yatakhanenin kapısının önünden geçti ve bir önceki gece içeri girdikleri büyük girişe geldi. Deli adamın arkasında parlayan güneşi düşününce dün geceki sağanak yağmura inanamıyordu. Girişte -y a da çıkışta- yüzeyleri parlayan iki büyük, çelik kapı vardı. Minho’nun söylediği gibi halkaları üç santim kalınlığında olan devasa zincir, kapı kollarına sıkıca bağlanmıştı ve iki büyük kilitle kilitlenmişti. Thomas sağlamlığına bakmak için uzanıp zincirlere asıldı. Elinin altındaki soğuk metal kıpırdamadı bile. Dışarıdan sesler duyacağım, Delüer’in yatakhanenin pencere­ sinden yaptıkları gibi içeri girmeye çalışacağını düşünmüştü. Ama odaya sessizlik hâkimdi. Yalnızca Deliler’in uzaktan gelen bağırışları ve Kayranlılann fisıltılan duyuluyordu. Thomas hayal kırıklığıyla, elini duvardan çekmeden yeniden Teresa’nın olması gereken odanın önüne geldi. Duvarlarda, onlan çıkışa yönlendirebilecek bir çatlak, hiçbir şey yoktu. Geniş oda kare bile değildi; büyük, oval şekildeydi, köşeleri yoktu. Kafası karmakarışık olmuştu. Bir önceki geceyi düşündü; açlık­ tan ölmek üzerelerdi ve hep beraber orada oturup pizza yemişlerdi. 31