ortalığı karıştıracak gibi görünmüyordu. Muhtemelen hepsi hâlâ ya
şıyor olmaktan memnun bir halde hayatına devam edecekti.
Herkes merdivenin çıktığı çıkmaz sokakta toplandı.
Thomas
ilk basamağa yakın durdu ama Brenda grubun karşı tarafına geçti
Buradan uzaklaşıp güvende olduklarında Thomas onu yalnız yakala
yıp konuşacaktı. Ondan hoşlanıyordu ve hiç olmazsa arkadaşı olsun
istiyordu. Daha da önemlisi ona karşı artık Chuck a karşı hissettiği
gibi hissediyordu. Nedense kıza karşı sorumluluk duygusu
onu
ele
geçirmişti.
"... koşacağız.”
Thomas, Minho’nun konuştuğunu fark edip başını salladı. Acı,
başına hançer gibi saplanmıştı ama odaklandı.
“Yaklaşık iki kilometre kaldı,” diye devam etti Minho. “Bu Delilerle
savaşmak çok da zor değil. O yüzden...”
“Hey!”
Ses, Thomas’ın arkasından gelmişti, yüksek ve cırtlaktı, içinde
delilikten fazlası vardı. Thomas arkasını dönünce Sanşın’ın kollannı
uzatmış, son basamakta durduğunu gördü. Gergin parmaklannda
tabancası vardı, şaşırtıcı bir şekilde sakin görünüyordu. Doğrudan
Thomas’a nişan almıştı.
Kimse hareket edemeden, kulakları sağır eden bir gürültüyle
ateş etti.
Thomas sol omzunda müthiş bir acı hissetti.