Brenda bantlardan kurtulur kurtulmaz ayağa kallap Minho’nün
yanından geçti. Thomas’a doğru ilerlerken tereddüt etti; Thomas
onun kızgın mı yoksa endişeli mi olduğunu anlamamıştı. Ardından
yürümeye devam etti ve yanma geldiğinde ağzındaki bandı çıkardı
Thomas ayağa kalktığı anda başma bir ağrı saplandı, oda etrafında
dönüp midesinin bulanmasına neden oldu. Sandalyesine çöktü. “Ah
Tannm. Aspirini olan var m ı?”
Minho sadece güldü. Brenda merdivenin önüne gitmiş, kollannı
önünde kavuşturmuş duruyordu. Beden dili onun kızgın olduğunu
gösteriyordu. O anda Thomas ilaç yüzünden bayılmadan hemen önce
ona söylediği şeyi hatırladı.
Ah, lanet olsun, diye düşündü. Ona asla Teresa olamayacağını
söylemişti.
“Brenda?” diye seslendi mahcup bir şekilde. “İyi misin?” Minho’nun
önünde asla dün geceki tuhaf danslarından ve o konuşmadan bah
ir
> setmezdi.
^
Kız başını salladı ama ona bakmadı. “İyiyim. Hadi gidelim. Jorge’yi
i görmek istiyorum.” Sözlerinde duygudan eser yoktu.
Thomas homurdandı. Baş ağrısını bahane olarak kullanabildiğine
memnundu. Evet, Brenda ona kızgındı. A slında kızgın olmak yanlış
ifade olabilirdi. Daha çok kırılmış görünüyordu.
Ya da belki Thomas çok fazla kafa yoruyordu, belki kızın umu
runda büe değildi.
Minho yanına gelip elini uzattı. “H adi, dostum . Baş ağnn olsun
olmasın, gitmemiz gerekiyor. Yukarıdaki m ahkum lan ne kadar süreyle
sessiz ve sabit tutabüiriz bilm iyorum .”
“Mahkûm mu?” diye tekrarladı Thom as.
“Onlara ne demek istersen; biz dışan çıkm adan gitmelerine12
111
veremeyiz. Bir düzine kişi yirmiden fazla Deli’yi tutuyor. Ve pek mutiu
250