Test Drive | Page 114

içinden bir şeylerin koptuğu hissi yaratan korkunç duygu gitgide artıyor, boğazında toplandıkça onu boğmakla tehdit ediyordu. Teresa’nm yeniden ani bir tepki vermesinden korktuğundan hiç lapırdamadı. Tek yapabildiği gözlerini ona kilitlemek, bakışlarıyla hislerini bir şekilde ona anlatmaya çalışmak, kendisine bir şey söy­ lemesi için yalvarmaktı. Herhangi bir şey. Uzun bir sessizlik oldu. Kızın vücudu, sanki görünmez bir şeye karşı koymaya çalışıyormuş gibi sarsılıyordu... bu ona başka bir şeyi hatırlattı... Kayran’dan kaçıp beyaz gömlekli kadının olduğu odaya girdikle­ rinde Gally’nin nasıl davrandığım hatırladı. Delirmeden önceki halini. Chuck’ı öldürmeden önceki halini. Thomas’m bir şeyler söylemesi gerekiyordu yoksa patlayacaktı. “Teresa, gittiğinden beri sürekli seni düşünüyorum. Sen...” Teresa cümlesini tamamlamasına izin vermedi. Öne atılıp iki uzun adımda Thomas’m karşısına geçti, onu omuzlarından tutup kendine doğru çekti. Thomas afallamış bir halde kollarım ona doladı ve kıza o kadar sıkı sanldı ki bir an nefes alamayacağından endişe­ lendi. Teresa’nın elleri Thomas’m başımn arkasından yanaklarına kaydı ve onun kendisine bakmasını sağladı. Ve öpüşmeye başladılar. Thomas’m göğsünde bir şey patlayıp gerginliğini, şaşkınlığını ve korkusunu yakıp yok etti. Daha birkaç saniye öncesine kadar hissettiği acıyı alıp götürdü. Bir an için hiçbir şey umurunda değildi. Bir daha da umurunda olmayacak gibiydi. Fakat sonra Teresa geri çekildi. Duvara çarpana dek geriye doğru ilerledi. Korku, yüz ifadesine geri dönmüştü, ruhuna şeytan girmiş gibiydi. Aceleyle fısıldadı. “Benden uzak dur, Tom,” dedi. “Hepinizin benden... uzak durması gerekiyor. Tartışma. Sadece gidin. Koşun.” Son kelimeleri söylemek için sarf ettiği çabayla boynu gerilmişti. 129