Test Drive | Page 105

ju m e s u a s n n e r Yemek vakti sessiz ve kasvetli geçmişti. Konuşmaları, Fare Adam’ın pgğişkenler ve onlara verecekleri tepkilerin ne kadar önemli oldu­ ğuyla ilgili söylediklerine kayıyordu. “Taslak” yaratmaya ve yok etme modellerini bulmaya... Tabii hiçbirinin verecek bir cevabı yoktu, yal­ nızca boş yorumlar yapıyorlardı. Tuhaf, diye düşündü Thomas. Test edildiklerini, İSYAN’ın deneylerine tabi tutulduklarını biliyorlardı. Bazı açılardan, sırf bu yüzden farklı davranmaları gerekiyormuş gibi geliyordu ama yine de ilerlemeye, savaşmaya, hayatta kalmaya de­ vam ediyorlardı; söz verilen tedaviyi elde etmek için... Thomas bunu yapmaya devam edeceklerinden de emindi. Minho yeniden yola çıkacaklarını söylediğine Thomas’m bacak­ larını ve eklemlerini açması zaman almıştı. Gökyüzünde yükselen gümüş rengi ince ay etrafı aydınlatmakta ancak yıldızlar kadar etkiliydi. Fakat zaten boş ve kurak arazide koşmak için ışığa ihtiyaçları yoktu. Eğer yanılmıyorsa, kasabanın ışıklarına yaklaşmaya başlamışlardı. Işıkların titreştiğini görebiliyordu; muhtemelen ateş yanıyordu ki bu | mantıklıydı çünkü çölün ortasında elektrik olması ihtimali çok azdı. | Tam olarak ne zaman oldu bilmiyordu ama birden binalar çok daha yakında gibi göründü. Düşündüklerinden daha fazla bina vardı. Daha yüksek ve genişlerdi. Belirli aralıklarla, bir düzen içinde yayılmışlardı. Tek bildikleri buranın bir zamanlar büyük bir şehir olabüeceğiydi. Fakat mahvolmuştu. Güneş ışınlan bu kadar zarara neden olabüir miydi? Yoksa sonrasında başka şeyler mi olmuştu? Thomas sonraki gün ilk binaya ulaşabileceklerini düşünmeye başlamıştı. Artık çarşafların korumasına ihtiyaçları olmasa da Aris hâlâ yanında koşuyordu ve Thomas onunla konuşmak istedi. “Senin Labirentle W daha fazla şey anlat bana.” gili Aris’in nefes alıp verişi düzenliydi; o da Thomas gibi formda görünüyordu. “Benim Labirent mi? Bu da ne demek oluyor?” 119