Test Drive | Page 3

“Açsındır bir şeyler hazırlayayım,” deyip uzandığı yerden doğruldu aceleyle. Bakışları değmesin istiyordu adamın bakışlarına. Sanki bakışlarıyla açık edecekti saklamaya çalıştığı ne varsa… Gözleri gizlediği cümlelere bürünüp akacaktı sanki adamın bakışlarına. Korkuyordu Selma. Adamın öğrenmesinden, öğrendikten sonra yapacaklarından… En önemlisi de kendi tepkisinden korkuyordu. Olmayacak dualara âmin demeye alışmıştı genç kadın. Yüreği her daim kendini kandırmaya meyilliydi ne de olsa. Ama bu kez… Bu kez kandıramazdı kendini, be defa olmazdı. Genç kadının garip telaşını anlamlandıramasa da yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun farkındaydı Selim. Uzanıp Selma’nın kolunu tuttu yavaşça. Parmakları, değdiği yeri usul usul okşuyordu. “Uğraşma şimdi, dışarıdan söyleriz,” dedi. Ellerini genç kadının çenesine yerleştirip yüzünü kaldırdı. Adamın dokunuşları o denli şefkatliydi ki ne zamandan beri bu kadar özenli olduğunu düşünmeden edemedi Selma. Adamın dokunuşlarından sızan itina kadının içine düştüğü karmaşayı besledi. “İyi misin?” diye sorarken aynı şefkat eşlik ediyordu adamın sesine. İyi olmaktan öyle uzaktı ki Selma… “Evet,” derken kendini bile ikna etmekten uzaktı kulaklarına dolan sesi. Gözlerini bir kez daha kaçırıp bir an evvel uzaklaşmayı dileyerek hızla ayağa kalktı. Duyduğu tek kelime kesinlikle ikna etmedi Selim’i ama Selma’yı tanıyordu. Konuşmak istemiyorsa ağzından tek bir kelime daha çıkmayacağını bilecek kadar uzun zamandır yakınındaydı. Israr etmenin onu daha da içine kapatacağını biliyordu. “Ne yemek istersin, ne söyleyelim?” diye sordu konuyu onun da kapattığını anlasın diye. Adamın anlayışı Selma’nın en son arzu ettiği şeydi o an. Sanki içten içe verdiği savaşı körüklemekti Selim’in niyeti. Vereceği karar bu denli zorlarken, adamın ilgisi ve şefkati onu hırçınlaştırmaktan başka bir işe yaramıyordu. “Ben pek aç değilim, sen ne yemek istiyorsan onu söyle,” dedi. Selim kadının sesindeki öfkeyi anlamlandıramadı bir türlü. Son zamanlarda üzerine çöken mutsuzluğun farkındaydı; ama ilişkileri hiç olmadığı kadar problemsiz bir dönemdeyken onu neyin bu denli mutsuz ettiğini bilemiyordu. Genç kadının aceleci adımlarla yatak odasına gidişini sıkıntıyla izledi Selim. Selma yatak odasında üzerini değiştirirken adam içeri girip “Sana da en sevdiğin salatadan söyledim, en azından atıştırırsın,” dedi. Kadın herhangi bir tepki vermedi. Selim dolabın kendine ait olan kısmından kot pantolonunu ve mavi tişörtünü çıkarırken Selma şaşkınlıkla “Kalacak mısın?” diye sormadan edemedi. Adamın yanı