Test Drive | Page 12

1 “Bu resmi bir bilgi,” dedi Harley. “Berlinliyi iki gece önce öldürmüşler. Sen sonuncusun.” Kısa bir duraksamanın ardından ekledi: “Üzgünüm.” Bu konuşma dün akşam yaşandı. Earl’s Court mahallesindeki evinin üst katındaki kütüphanedeydik. Harley taş şömineyle koyu kırmızı kanepenin arasında, gergin bir şekilde dikiliyordu. Bense bir elimde bir bardak kırk beş yıllık Macallan viski, diğerindeyse filtreli Camel sigaramla pencerenin önünde oturmuş dışarıya bakıyor ve Londra’nın karanlığına hızla yağan karı izliyordum. Odaya mandalina, deri ve yanan çam odunu kokusu hâkimdi. Aradan kırk sekiz saat geçmesine rağmen lanetin neden olduğu halsizlik hâlâ üzerimdeydi. Kurt, vücudumu en son bileklerimden ve omuzlarımdan terk eder. Az evvel duyduğum şeylere rağmen aklımdan geçen şuydu: Madeline daha sonra o uzun tırnaklı, manolya kokulu elleriyle ve şu hiç sevmediğim, hiçbir zaman da sevemeyeceğim sıcak yasemin yağıyla bana masaj yapabilir. “Ne yapacaksın?” diye sordu Harley. İçkimden bir yudum aldım, yutkundum ve viski göğsümü yakarken bir anlığına İskoç eteklerinin altındaki beyaz bacaklarıyla bataklık sularını yara yara ilerleyen Macallan 11