Test Drive | Page 271

duyulmayacağına söz veremem, Mimi, ama orada kimin olduğunu bilmemiz gerek.” Mimi içini çekti ve istemeye istemeye, “Kyle Kirsch” dedi. Cevabı nefesimi kesti. “Yani Kyle’ın Hana’nın ölümüyle hiçbir ilgisi yok muydu?” Mimi şaşırmış gibiydi. “Hayır, hem de hiç yoktu. Kyle’a da neredeyse bana davrandıkları kadar kötü davranıyorlardı. Ama o şerifin oğluydu, o yüzden o kadar ileri gidemiyorlardı.” Mimi kolumu tuttu, tırnakları koluma battı. “Jeff Hargrove’u tanımıyorsun. O delinin teki. Şerif olsa da olmasa da ikimizi birden öldürürdü.” “Tamam, o zaman mesele ne?” diyerek yüksek sesle düşündüm. Bakışlarım Cookie’ye odaklandı. “Kyle, bunların ortaya çıkmasını istemediği için herkesi öldürüyor mu?” Mimi neredeyse haykırarak, “Ne?” dedi; tırnakları etime iyiden iyiye batıyordu şimdi. “Kyle bunu asla yapmaz. O kimseye zarar vermez.” Anlayışlı bir sesle, “Mimi” dedim, “Kyle senatörlüğe aday olduğunu duyurduktan iki saniye sonra insanlar ölmeye başladı. Bunu açıklamak biraz zor.” “insanların ölmeye başladığını biliyorum, ama bunu kimin yaptığını kimse bilmiyor. Kyle bile. Korkudan altına edecek halde.” Mimi Cookie’ye baktı. “Bir sürü koruma tut tu.” Bir an düşüncelere daldıktan sonra başını iki yana salladı. “Katil Jeff Hargrove olmalı. O hep deliydi.” Cookie öne eğildi. “Mimi, Jeff Hargrove iki hafta önce yüzme havuzunda boğuldu.” Mimi’nin yüzünde katıksız, dizginlenemez bir şok belirdi. Kadının kafası da bizimki kadar karışıktı. Bense yolumu ta mamen kaybetmiştim. “Nick Velasquez’in de üç hafta önce intihar ettiği iddia ediliyor.” “Bunu biliyordum. Anthony Richardson da ölmüş, ama Jefften haberim yoktu.”