nusunda da haklıydın.” Başını kaldırıp bana baktı. “Gitgide
arsızlaştılar, durum katlanılmaz hale geldi. Okula gitmeyi
kestim ve sonunda annemle babama burada, büyükannemle
yaşamama izin vermeleri için yalvardım. Orada yaşamaya devam
edemezdim. Bay ve Bayan Insinga’nm neler yaşadığını bile bile
orada kalamazdım.”
“Janelle’e de aynı muameleyi mi yaptılar?” diye sordum. Mimi
bana kafası karışmış gibi baktı. “Janelle’e mi?” “Janelle
York’a.”
Miminin yüzündeki üzüntü tiksintiye dönüştü. “O onların süs
köpeğine
dönüştü.
Olanların,
o
grubun
bir
parçasıydı.”
“Anlamıyorum.” Ayağa kalktım, “ikiniz saklanıyordunuz...” Mimi
kaşlarını çattı. “Ben banyoda Janelle’le saklanmıyordum ki”
derken böyle bir şeyi aklımdan geçirdiğim için dehşete düşmüş
gibiydi. “O odada, onlarla birlikteydi, köşedeki armut koltukta
Tommy’yle öpüşüyordu. Onun için ne olsa yapardı. Tommy
annesiyle
babasının
olanları
öğreneceğini
düşünüp
paniğe
kapıldığında Hana’yı o mezarın altına gömmek Janelle’in aklına
geldi.”
Ellerimi açıp yukarı kaldırdım. “O zaman seninle saklanan
kimdi? Ve kim Hanayla seks yapıyordu?”
Mimi güçlükle yutkundu. Bize söylemek istemediği belliydi.
“Bunu yapan Jeffti. Üzerindeki... Jeff Hargrove’du.”
“Bir dakika, Hana’yla seks yapan Jeff Hargrove’du, öyle mı:
“Eh, evet, en azından o sırada. Sanırım... sanırım sıraya
girmişlerdi.”
“Onlar dediğin kimlerdi?”
Mimi geçmişi düşünürken omuzlarını çaresizce silkti. “Jeffin
yanında Nick Velasques ve Anthony Richardson vardı.” Neler
oluyordu? “Mimi, seninle banyoda saklanan kimdi?” Mimi başını
eğdi. “Bu aramızda kalacak, değil mi?”
Diz çöktüm ve kadının gözlerinin içine baktım. “Bunun