makinesine doğru gitti. “Tamam, ama kahve makinesini çalıştıracağım. İşe yarar. Ve beni iki saat sonra uyandıracağına söz
vereceksin.”
Amcam ona sırıttı. Resmen sırıttı. Flört eder gibi. Iyy. Tanrı
aşkına, beyin sarsıntısı geçirmiştim. Midem zaten biraz bulanıyordu.
Cookie de ona sırıttı! Cadı!
Cookie birden jilet gibi keskinleşen bir sesle, “Bu nedir?” diye
sordu.
“Ne?”
“Bu not. Bu nereden geldi?”
Ah, sabah gelen tehdit notundan bahsediyordu. “Sana ondan
bahsetmiştim ya” dedim masumiyet abidesi bir yüzle.
Cookie dişlerini gıcırdattı ve elinde notla bana doğru yürüdü.
“Bana sana not bırakıp bırakmadığımı sordun. Notta ölüm tehdidi
olduğuyla ilgili bir şey söylemedin.”
“Ne?” Bob Amca oturduğu kanepeden fırladı ve notu Cookie’nin
elinden kaptı. Notu okuduktan sonra bana kmayıcı bir tavırla
baktı. “Charley, yeğenim olmasan yemin ederim seni adalete
engel olduğun için tutuklardım.”
“Ne?” İnandırıcı olmak için biraz tükürük saçtım. “Ne sebeple?”
“Buna kanıt denir. Gelir gelmez bana bu nottan bahset meliydin.”
“Ha” dedim. Şimdi elime düşmüşlerdi. “Ne zaman geldiği
konusunda hiçbir fikrim yok. Uyandığımda kahve makinesinin
üzerindeydi.”
“İçeri zorla mı girmişler?” dedi amcam şaşkınlıkla.
“Eh, onl ,K