Test Drive | Page 247

Hastaneler, üniformalar ve sorularla dolu bir geceden sonra sonunda kendi taahhüdümle taburcu edildim. Taahhüdün ne anlama geldiğine dair hiçbir fikrim olmadığından, sonradan işi batırdığım takdirde beni sorumlu saymalarının haksızlık olacağını hissediyordum. Garrett hayati tehlikeyi atlatmıştı ve ben bir kez daha süper yapıştırıcıyla birleştirilmiştim. Ya da en azından başım birleştirilmişti. Başım, bayıltılmanm nasıl bir his olduğunu bana hatırlatmak için hiç geçmeyen donuk bir ağrıyla zonkluyordu. Polisler terk edilmiş motele vardıklarında silahlı adamı ölü bulmuşlardı. Adam anlaşılan bize arabasından ateş ederken arabasının arkasından kayıp düşmüştü ve boynu kırılmıştı. Peki. Bunun benim için sakıncası yoktu. Onlara Garrett’m, beni kaçırmış olabileceğini düşünerek adamları takip edip buraya geldiğini söylemiştim. Gerçekten öyle olduğunu fark ettiğinde polisi aramış, apar topar buraya gelmiş ve beni kaçıranlardan birini vurup öldürmüştü. Şeytani Riggs’i. Ama dışarıda ölen silahlının gözleri kristal mavisi değildi. O halde Şeytani Murtaugh o değildi. Yani sahte FBI ajanlarından biri. Garrett’m vurduğu adamın adı Ajan Foster’dı. Minnesota’dan gelen, küçük suçlar işleyen biri olduğu ortaya çıkmıştı. O halde diğer sahte FBI ajanı neredeydi? Özel Ajan Powers? Kaçmayı başarmış olmalıydı. Silahlı da yeniydi. Onu hiç görmemiştim. Daha “leziz” hayranım Bay Smith’ten haber almamıştım ve Bay Chao’nun iyi olduğunu umuyordum. Bob Amca’dan olay yerinde ona ilettiğimden fazla insanın olduğunu belli etmeden ondan hastaneleri kontrol etmesini isteyemezdim. Hey, onlar kimliklerinin tespit edilmesini istemiyorlarsa ben kimdim ki onları ispiyonlayacaktım? Cookie ve Ubie beni daireme götürürken komşum Bayan Allen’ın evinin kapısında durdum ve kapıyı çaldım. Saat geç