On beşinci bölüm
Nereye gidiyorum ve bu sepetin içinde ne var?
-
Tampon çıkartması
Aldığım ani darbeyle başımı -az önce bir nesneyle travma
geçiren başımıbir bagajın iç ve yan tarafına çarptım. Bunun
üzerine kendime geldim. Ama çabucak irtifa kaybederek kalbimin
her atışıyla karanlığa gömülmeye başladım. Yoğun ve sıcak
karanlık üzerime üzerime geldi, beni dişlerim ve tırnaklarımla
çabalayarak bilincime kavuşmaya itti.
Başımdaki keskin, nabız gibi atan acıya, ellerimle ayaklarımın
bağlı olduğu gerçeğine, bir motorun uğultusuna ve altımdaki
tekerleklerin asfalta sürtünüşüne odaklandım. Bu Cookie’nin beni
sonunda bir arabanın bagajına tıkma yoluysa, Noel’de ona bir yıl
yetecek kadar bikini bölgesi ağda hediye kartı verecektim.
“Ee, ne yapıyorsun, bakalım?”
Gözlerimi açtığımda Angel adında, on üç yaşındaki bir çete
üyesinin sırıtan yüzünü gördüm. Tanrı’ya şükür. O kesinlikle beni
bu durumdan kurtarabilirdi. Arka koltuktan bagaja eğilmişti. O
anda ben de cisimsiz olabilmek için kıllı bir mamutu bile
öldürebilirdim.
Boğazım kuruduğu için karga gibi bir sesle, “Ölüyorum” dedim.
“Git, yardım getir.”
“Ölmüyorsun. Hem Lassie’ye mi benziyorum?” Yüzündeki
ukalaca sırıtış bir an için kayboldu, ben de yüzündeki endişe yi
görebildim. Bu iyiye alamet değildi.