Test Drive | Seite 231

“Ee, benim hakkımda başka ne dedi?” diye sordum k adına. Bianca kıkırdayıp başmı iki yana salladı. “Hayır, gerçekten. Kıçımdan bahsetti mi?” Apartmanıma girerken kafam Reyes’la ilgili her şeyle, kalbimse umutla doluydu. Bunun sebebinden emin değildim. Belki de sırf hayatta olduğunu bilmek bile neşemi yerine getirmeye yetmişti. Kalp atışlarını duyabildiğimi daha önce hiç fark et memiştim, ama geriye baktığımda onu hep duyabildiğimi fark ettim; özellikle alacakaranlıkta, uykuyla uyanıklık arasında, yarı berrak rüyalar bilincimin yüzeyinde sekerken. Kalp atışları bana ninni gibi gelir, derin derin uyumama sebep olurdu. Anahtarımı deliğe soktuğumda, koridorun ucundan Bayan Allen’m sesini duydum. Kadın cılız bir sesle, “Charley?” dedi. Yüzüklerin Efendisi adına, yine ne vardı? Bayan Ailen benimle yalnızca bir kere, süs köpeği kaçtığında ve onu bulmak için gerçek bir dedektife ihtiyacı olduğunda konuşmuştu. Bana sorarsanız Prens Philip baş belasının tekiydi. Süs köpeği kavramını icat eden kişinin ruhunu şeytana sattığına dair derin kuşkularım vardı. Yani, cidden. Süs köpekleri mi? Kadına doğru döndüm. Bayan Ailen Amerika’nın En Büyük Belası’nın peşinde geçirdiğim saatler için kurabiyelerle ödeme yapmayı uygun gördüğünden, bu işten en azından bir tabak kurabiyeyle kârlı çıkacağımı düşündüm. Aslında, hiç de fena bir anlaşma değildi. “Hey, Bayan Ailen” diyerek kadına doğru yürümeye başladım. Bir saniye sonra, tuhaf bir gürültü duydum. Sonra yer hızla yüzüme doğru yükseldi ve başımın içinde bir acı patlaması oldu. Karanlık beni tek parça düşünebildiğim, “Olamaz” idi. halinde yutmadan önce tek