Test Drive | Page 220

rine atmış, başını duvara yaslamıştı. Bakışlarının yoğ unluğu beni esir almıştı. O bakışların ağırlığının altında nefes almak zordu. Dünyada en çok istediğim şey, yanına gidip sert bede ninin her bir santimini keşfetmekti. Ama buna cesaret edemedim. Yanına gitmemeye karar verdiğim anı sezmiş gibi gülümsedi, başını eğdi. “Küçük, kasvetli kız” derken sesi karamel gibiydi; öyle tatlı, pürüzsüz ve akıl çeliciydi ki, ağzım resmen sulandı. “Eskiden seni saatlerce izlerdim.” Bu düşüncenin bana verdiği mutluluğu bastırmaya çalıştım. Onun beni izleyişinin düşüncesi. Bana bakışının. Beni inceleyişinin. Reyes’m bunu yine de hissettiğinden emindim. Konu kendisi olduğunda, ne kadar hafif bir kadın olduğumu biliyor olmalıydı. “Salıncaklara gitmek için parkta koşturuşunu, parlayan saçlarının omuzlarına ve sırtına düşüşünü izlerdim. Dondurma yediğinde dudaklarının kızarışını. Ve gülümseyişini.” Reyes derin bir nefes verdi. “Tanrım, gülümseyişin göz kamaştırıcıydı.” Benden yalnızca üç yaş büyük olduğundan, bu ifade o kadar da sapıkça değildi. Sesinin derin tınısındaki çağrıyı, beni ona çeken, kâbus gibi tahrik eden enerjiyi hissedebi Ɨ