Test Drive | Seite 191

Kendimi biraz kötü hissettim, ama kavgayı o başlatmıştı. O anda siren sesleri duydum. Belki de babam, adam onu bağlamadan önce gizli alarm düğmesine basmayı başarmıştı. Babamın ağzını çözmeye çalıştım, hem kat kat sarıldığı için anlaşılan adam koli bandına bayılıyorduhem de dengemi kaybederek arkamdaki dolabın üzerine devrildiğim için kafam resmen iyi olduğundan da başarılı olamadım. Ciğerlerimi havayla doldurdum, tekrar topuklarımın üzerine çıktım, sonra koli bandının ucunu aramaya başladım. O ucu bulmak anlaşılan bir gökkuşağının ucunu bulmak kadar zordu. Parmaklarımın kontrol edilemez bir biçimde titremesinin de bana faydası yoktu. iki aynasızın arka kapıdan içeri daldığını duydum. “Buradayız” diye seslenirken bana saldıran adamı inceledim. Karaya vurmuş balık gibi çırpmıyor, kutuların üzerine tırmanırken bir yandan da kesik şahdamarını tutmaya çalışıyordu. Polisler temkinli tavırlarla mutfağa girdiler, sonra biri yardım etmek için yanıma koşturdu. Diğeri destek ve ambulans istedi. Polise dehşet içinde, “O adam beni öldürmeye çalıştı” de dim. Memuru tanımıyordum. Gençti, muhtemelen çaylağın tekiydi. Adam babamın sarılı koli bandını açarken omzunun üzerinden geriye, sonra tekrar bana baktı. Göz kırparak, “Bence siz kazanmışsınız” dedi. Bir an içim gururla kabardı. “Evet. Kazandım.” Balık Adam’a odaklandım. “Bir daha üzerime sivri bir bıçakla koşmazsın, di mi?” Diğer polis adamı kelepçelemiş, şimdi boynuna bir kurulama beziyle baskı uyguluyordu. Adamın kan kaybından ölmeyeceğini umuyordum. Şimdiye kadar birinin ölümüne doğrudan sebep olmamıştım hiç. Çaylak bandı çözmeyi başardı. &&