Test Drive | Page 183

“Eh, o halde yeni kaynaklar bulsanız iyi olur. Onu ölüme terk etmeyi planlıyorlardı, Bayan Oake. Ama o uyandı ve oradan kaçtı.” Kadın tiz bir sesle, “Kaçtı mı?” diye haykırdı. Bu beklediğimden çok daha eğlenceliydi. Hem kadının şaşkınlığı ha kikiydi. Reyes’ın bedenini nereye sakladığı konusunda hiçbir fikri yoktu. Bu gerçeğin tadını çıkarmak ile üzülmek arasında kaldım. Reyes’a bir adım bile yaklaşamamıştık. Tam yazılarına bakmak için tekrar dönmüştüm ki, dizlerinde derman kalmadığı anlaşılan Elaine bir sandalye çekti. Sanatsal görünen ama adımı söyleyen çizim aslında bir binanın çizimiydi. Çizime yaklaştım ve yumuşak bir sesle iç çektim. Elaine arkamdan, “Ah, o eski bir bina” dedi. “Nerede olduğunu bilmiyoruz, ama Avrupa’da bir yerde olduğunu sanıyoruz.” Cookie’ye döndüm, başımı hafifçe sallayarak kendi yönümü işaret ettim. Kadın kaşlarını çatarak bana yaklaşırken omzunun üzerinden geriye temkinli bakışlar attı. Yanıma vardığında çizimi inceledi ve o da usulca iç çekti. “Bahse girerim haklısmızdır” dedim. “Avrupai görünüyor.” Ama bina Albuquerque, New Mexico’daydi ve Cookie de ben de o binada yaşıyorduk. Gözlerimi tekrar kartpostallara çevirdim. “Bu kartpostalların nereden geldiğine bakabilir miyim?” diye sordum. Elaine kendini yelpazelemekle meşguldü. Sandalyeden zorla kalkıp vitrini açmak için diğer tarafa geçti. “Sizce peşime düşecek mi?” dedi kartpostalları verirken. “Bunu neden yapsın ki?” dedim; bu pek ilgimi çekmemişti. İki kartpostal da Meksika’dan postaya verilmişti. Üzerlerinde Reyes’m hapishane adresi vardı, ama geri dönüş adresi ya da herhangi bir mesaj yoktu. Bu da Elaine’in panik moduna geçme yönündeki ani ihtiyacından çok daha ilginçti. “O kim olduğumu biliyor” dedi kadın. “Hakkında bilgi al