Test Drive | Page 181

ki şeylerin en çarpıcısıydı. Bu Reyes’ı hücresindeki karyolada otururken gösteren siyah-beyaz bir fotoğraftı; kolunu büktüğü dizinin üzerine atmış, başını arkaya, duvara yaslamış, gözlerini kapatmıştı, yüzünde de olabilecek en umutsuz ifade vardı. Göğsüm sıkıştı. Onun neden hapse dönmek istemediğini anlayabiliyordum, ama yine de ölmesine izin veremezdim. Özellikle Mavi’nin söylediklerinden sonra. Ve Pari’nin. Burası, bu müze, beni adeta sersemletmişti. Ben Reyes’m sadece bana ait olduğunu, benim küçük sırrım, benim hâzinem olduğunu, ölene dek ayrılmayacağımızı düşünürken, onun özlemiyle yanıp tutuşan sürüyle kadın vardı. Tabii onların birini bile suçlayamazdım, ama yine de içim acıyordu. Cookie hiç kıpırdamadan duruyor, ne yapacağımı merak ediyordu. Daha fazla bilgi alma umuduyla, “Yani HollandalInın kim olduğunu bilmiyor musunuz?” dedim. “Gardiyanlardan biri benim için bunu öğrenmeye çalıştı. Ona epeyce yüklü bir meblağ teklif etmiştim, ama Reyes neler olduğunu anlamıştı; gardiyan kovuldu. Reyes çok akıllıdır. İki ayrı okuldan diploması var. Onları hapishanedeyken aldı.” Bunu bilmiyormuş gibi davranarak, “Sahi mi? inanılmaz” dedim. Kadın, Reyes hakkında belli ettiğimden fazlasını bildiğimi anladığı takdirde, muhtemelen bendeki bilgileri alana kadar yakamı bırakmazdı. Ya da bana reddedebileceğimden emin olmadığım kadar büyük bir para teklif ederdi. Özellikle de Reyes gözümden düşmek için elinden geleni ardına koymazken. “Bana şu andaki kaynağınızın adını vermeniz mümkün değildir, herhalde?” “Ah, hayır. Bu güveni istismar etmek olur. Hem araştır malarımı kesmem gerektiği konusunda uyarı aldım. Kaynağımın işten kovulmasını ya da tutuklanmayı göze alamam.”