Test Drive | Page 178

etti. “Belirtilen saatlerde gelebilir misiniz?” Dedektif kimliğimi arka cebimden çıkardım. “Aslında, bir vaka üzerinde çalışıyoruz. Vaktiniz varsa sizinle şimdi ko nuşmak isteriz.” “Ah. Şey... peki.” On iki trilyon kadar odası olan, milyonlarca dolarlık bir eve mütevazı denebilirse, bizi mütevazı yuvasına buyur etti. Nasıl öyle denebilirdi ki? “O kadar çok ziyaretçi geliyordu ki, saatlerimi ona göre ayarlamam gerekti. Bir dakika boş vaktim yok.” Bizi ufak bir oturma odasına götürdü. “Çay isteyeyim mi?” Kadın ciddi miydi? Zenginler böyle mi yapıyordu? Çay mı istiyordu? “Hayır, teşekkürler. Daha demin yarım litre şekersiz, buzlu Nirvana içtim.” Kadın görgüsüzce davranışlarım şeymiş gibi burnunu sildi... eh, görgüsüzceymiş gibi. Kabalığımı atlattıktan sonra, “Ee” dedi, “o tilki bu kez ne yaptı?” “Tilki mi?” diye sordu Cookie. “Reyes” dedi kadın. Kadın Reyes’m adını aldırmaz bir tavırla ağzına alınca, kıskançlık kaslarım gerildi. Bu hiç bana göre bir şey değildi. Nadiren gerilirdim ve benim kitabımda, her kadın kendi ba cağından asılırdı. En iyi flört eden kazansmdı. Hep, hiç kıskanç biri olmadığımı düşünürdüm. Belli ki konu Reyes olduğunda, yeterince kıskançtım. Bu duyguyu dişlerimi kenetleyip yumruklarımı sıkarak bastırdım. “Son bir ayda onunla hiç görüştünüz mü?” Kadın güldü. Belli ki köylüler onu eğlendiriyordu. “Rey’i pek tanımıyorsunuz, değil mi?” Rey mi? Gözkapağım seğirirken, “Durum daha kötü olabilir mi?” diye düşündüm. Dişlerim hâlâ kenetli olduğu için zorlanarak, “Pek sayılmaz” dedim. Elaine ayağa kalkıp kapıya gittiğinde, Cookie elimi tutup sıktı. Muhtemelen bana, kadını öldürüp cansız bedenini açel-