Test Drive | Page 167

rada kalanların çoğu, hayret ya da korku dolu yüzlerle geri çekilmeye başlamıştı. Elebaşları etraflarına baktılar, ne olduğunu fark ettiler, sonra Güney Yakası’nm elebaşı ellerini kaldırıp geri çekildi. Ama Aryan, çok sinirlendi. Farrow’un ırkına ihanet ettiğini falan düşündü herhalde.” “O tür şeyleri hiç hoş karşılamıyorlar.” Neil başıyla onayladı. “Aryan, Farrovv’a yaklaştı, bağırıp çağırmaya başladı. Sonra, kimse ne olduğunu anlayamadan yere yığıldı.” Hemen ayağa fırlayıp avuçlarımı Neil’m masasına dayadım. “Reyes ne yaptı?” Neil başını kaldırıp bana baktı. “Başta anlamadık, ama onlara dokunmuştu, Charley. Kamera görüntülerine baktığımızda onun kalabalığın arasında dolaştığını, insanların omzuna dokunduğunu gördük. İnsanlar sinek gibi düşüyorlardı.” Ağzım açık halde, muhtemelen uygunsuz denecek kadar uzun bir süre boyunca öylece durdum. “Gardiyanlar içeri daldı, silahlarını buldular, herkesin üs tünü aradılar ve hapishaneyi kilit altına aldılar.” Neil geçmişi düşünürken başını salladı. “O gün kaç hayatın kurtulduğunu bilmek mümkün değil. Buna benimki de dahil.” Buna şaşırdım. “Neden seninki de dahil?” Neil cevap vermeden önce bir iki saniye ellerini inceledi. “Göründüğüm kadar cesur değilim, haklayacaklarına söz Charley. Aryanlar beni vermişlerdi, içlerinden biri başka bir mahkûma tepsi fırlattığında onu hücreye koyarak adamı kız dırmıştım.” Neil bana dik dik baktı. “Oradan asla sağ çıka mazdım. Bunu biliyorum. Ve korkudan altıma edecek haldeydim.” Ona kötü kötü baktım ve adamı, “Bunda utanılacak bir şey yok, Neil” diye azarlayarak bariz bir gerçeği ortaya koydum. “Demek Reyes senin hayatını da kurtardı.”