"Aramızda hiçbir şey olmadı," dedi Anne. "Sarayda bir araya gelen bir kızla oğlan, birkaç şiir,
birkaç laf, hepsi bu kadar."
"Bana üç şiir yazmıştı," dedim. "Kardinalin hayatı boyunca yanına aldığı en sığ çıraktı. Sürekli
birilerine şiir yazıp duruyordu. Gülmeyi bilmeyen bir kadınla evlenmiş olması ne kötü. Fakat
Tanrıya şükür ki, kadıncağız şiir sevmiyor-muş, yoksa çok daha önce pilini pırtısını toplayıp
kaçardı."
Anne bir kahkaha patlattı ama Henry'yi fikrinden döndü-remedik.
"Kadın kendisinden önce bir ilişki yaşandığını söylüyor," diye üsteledi Henry. "Percy'yle senin
sözlendiğinden bahsediyor."
"Sana öyle bir şey olmadı diyorum," dedi Anne sesinde hafif bir öfke belirtisiyle.
"Peki, öyleyse kadın neden böyle bir şey söylesin?" diye sordu Henry.
"Kocasından paçayı kurtarabilmek için!" diye yapıştırdı Anne.
y BOLEYN KIZI ¦ 485
"Ama başka bir yalan uydurmaktansa neden böyle bir yalanvseçsin? Neden mesela Percy'nin
saraydayken Mary'yle evli olduğunu söylemiyor? Eğer ona da şiirler yazmışsa?"
"O kadından bu da beklenir," diye lafa atladım hemen Anne'in patlamasını biraz daha
erteleyebilmek umuduyla. Ama öfke ablamın içinde gittikçe artıyordu ve durduramayacaktı.
Elini kralın kolunun arasından çekti.
"Ne demeye çalışıyorsun?" dedi. "Bana ne yakıştırmaya çahşıyoısun? Beni iffetsizlikle mi itham
ediyorsun? Hem de burada durmuş sana hayatım boyunca hiç ama hiç başka bir erkeğe
bakmadığımı söylerken? Dünyadaki bütün herkes bitti şimdi sen beni ilişkiye girmiş olmakla
suçluyorsun! Sen! Karın hâlâ hayattayken beni seçip benimle flörtleşen sen! Bir düşün bakalım
acaba hangimiz resmen evliyken başka biriyle evlenmiş? Kendi sarayının yaltaklandığı,
herkesin ziyaret ettiği karısını Hertfordshire'da güzel bir eve kapatan, kraliçeyi sürgüne
gönderen bir adam mı, yoksa bir zamanlar kendisine bir şiir yazılmış genç bir kız mı?"
"Benim evliliğim geçersiz!" diye haykırdı Henry dönüp. "Roma'daki bütün kardinaller bunu
biliyor!"
"Ama sonuçta bir evlilik oldu! Londra'daki bütün erkekler, kadınlar ve çocuklar bunu biliyor.
Tanrı bilir, bunun için yeterli parayı harcamışsındır. O zamanlar bu durumdan oldukça
hoşnuttun! Ama benim tarafımda olan biten hiçbir şey yok, ne sözlenildi, ne yüzük takıldı,
hiçbir şey, hiçbir şey olmadı! Ve sen bu hiçbir şey yüzünden kıyametleri kopartıyorsun."
"Tanrı şahidim olsun!" diye yemin etti Henry. "Beni dinleyecek misin?"
"Hayır!" diye çemkirdi Anne kendini kaybederek. "Sen bir aptalsın ve ben bir aptala âşığım ki,
bu benim de aptal
486 ¦ Philippa Gregory
olduğumu gösterir. Seni dinlemeyeceğim çünkü kulağına çalınan her türlü saçmalığı
dinliyorsun!"
"Anne!"
"Hayır!" di