Test Drive | Page 116

"Yüce Tanrım, onu kim suçlayabilir ki?" diye haykırdı Anne kuvvede. "Ben olsam bütün gece kulağıma fısıldadıklarını dinlemek yerine bir fareyle uyumayı tercih ederdim. Git haydi Jane Parker, o bozuk ağzınla sapık beynini de kendinle birlikte ait olduğu yere taşı. Mary'yle ben dans edeceğiz." Neredeyse Fransız delegeleri gider gitmez, sanki sessizlik ve gizlilik olmasını bekliyonnuş gibi, Kardinal Wolsey gizli bir hukuk heyeti oluşturup şahitler, infazcılar ve sanıkları topladı. Tabii ki kendisi yargıçtı. Böylece Wolsey, sadece talimatlara değil prensiplere göre davranıyor olacaktı. Böylece kral tarafından istenmiş değil, Papa tarafından emredilmiş bir boşanma izni çıkacaktı. Şaşırtıcı bir biçimde Wolsey'nin mahkeme heyeti gizli kaldı. Kayıklarla sessizce nehrin aşağısına, Westminister'a gidenler dışında kimsenin bundan haberi olmadı. Ne ailenin menfaatleri için her an tetikte olan Annemin, ne casusların casusu Howard Dayımın. Ne kralın yatağını ısıtan ben, ne de Anne, kralın güvenine layık görüldük. Daha da önemlisi, kraliçenin bile bundan haberi olmadı. Çünkü Wolsey'nin Westminister'daki gizli mahkemesinin görevi, ölen ağabeyi Arthur'un karısını kanunlara aykırı olarak kendine eş aldığı için Henry'nin kendisini yargılaBOLEYN KIZI ¦ 309 nıaktı. Bu öyle komik bir suçlama, dava öyle akıl dışı bir davaydı ki, üyeler her yemin edişlerinde, kralları kendi fi-nans bakanı tarafından suçlandığı için pişmanlıkla boynu eğik her önlerinden geçip sanık yerinde dikildiğinde kendilerini çimdikliyor olmalılardı. Henry ağabeyinin karısıyla papalığın yanlışlıkla verdiği ayrıcalıklı izne dayanarak evlendiğini itiraf etti. O sırada ve daha sonrasında 'vahim endişelerle' boğuştuğunu söyledi. Wolsey gözünü bile kırpmadan bu meselenin papanın elçisine, yani kendisine bırakılması gerektiğini emretti, kral bunu uygun gördü, bir avukat ismi bahşedip sonraki davalardan çekildi. Mahkeme heyeti üç gün ara verdi, sonra ölen bir ağabeyin e