Crozier, onlara yola çıkma kararını aldıran Ģeyin bu kısa süreli gün ıĢığı olmadığını
biliyordu. Günün kalan yirmi üç buçuk saatinde devam eden fırtına Sessizlik'e zamanın
geldiğini söylemiĢti. Kar-evlerini geride bıraktıklarında üzerlerinde titreyerek parlayan ıĢık
halkaları bir yumruğun açılıp kapanan parmaklarını andırıyordu. Bu ġafak Tanrıçası,
karanlık gökyüzünde her geçen gün daha da güçleniyordu.
Uzun yolculuk için kızak önemli bir araçtı. Bu seferki kızağın rayları suaygırı diĢi ve
talaĢ halindeki tahta parçalarının birbirine bağlanmasıyla yapılmıĢtı ve Crozier'ın
yürüyemediği zamanlarda Sessizlik'in onu taĢıdığı 1,83 metrelik balık raylı kızaktan iki kat
daha uzundu. Raylar için çürümüĢ bitkilerden oluĢan bir macun kullanmak yerine balina
kemiği ve yassılaĢtırılmıĢ sedef kullanılmıĢtı. Buna rağmen Sessizlik ve Crozier kızağın
raylarını günde birkaç kez buz parçalarıyla kayganlaĢtırıyorlardı. Kızağın çapraz bölümleri
ve yatak bölümü pervazı, boynuzlarla ellerinde son kalan tahta parçalarından; arka
taraftaki yüksek direkler ise suaygırı diĢleri ve yine boynuzlardan oluĢuyordu.
Deri kayıĢların ikisi de çekiĢ için yeterince gergindi ve Crozier, Sessizlik'in bu kızağı
yıl bitmeden bir köpek takımının çekmesi umuduyla yaptığını biliyordu.
Kız, hamileydi. Bunu iplerle veya bakıĢlarla Crozier'a anlatmamıĢ olmasına rağmen
ikisi de biliyordu. Her Ģey iyi giderse, bebek Crozier'ın düĢündüğü gibi temmuz ayında
dünyaya gelecekti.
Kızakta, yorganları, postları, piĢirme araç gereçleri, çözülmüĢ su doldurdukları fok
derisine sarılmıĢ Goldner ten V