blokların üstüne çıktı. Üzerinde bir aĢağı bir yukarı zıpladı ve sonra evin kenarından aĢağı
kaydı.
Crozier, önce onun çocuk gibi davrandığını düĢünmüĢtü; ama bir süre sonra kızın,
yeni evlerinin dayanıklılığını test ettiğini anladı.
Yine karanlık olan ertesi gün Eskimo kadını kardan evin iç yüzeyini eritmek için yağ
lambasını kullanmıĢtı. Duvarları ince; ama cam gibi sert bir buzla sıvayarak iç duvarın
yeniden donmasını sağladı. Daha sonra, önce çadır, sonra kızak için kullandığı fok
derisinin buzunu çözüp, kardan-evin duvarlarına ve tavanına gererek iç astarı da
tamamlamıĢ oldu. Crozier buradaki sıcaklık yükseldiği zaman bu sistemin onları
damlamadan koruyacağını görmüĢtü.
Crozier evlerinin göründüğünden sıcak olduğuna ĢaĢırmıĢtı: Her zaman, diye
düĢündü, içerisi dıĢarıdaki havadan en az elli derece daha sıcaktı ve sadece yorganlarının
altından çıktıkları vakit geyik derisi Ģortlarını giyme gereği duyuyorlardı. GiriĢin sağ
tarafındaki kardan çıkıntı yemek piĢirilen alandı, burada boynuz ve ahĢaptan yapılma
çerçeveler dıĢında pek çok piĢirme kabı ve elbiseleri kurutmak için de kullandıkları fok yağı
ocağı vardı. Crozier sürünme-yi ve kızla birlikte dıĢarı çıkmayı öğrendiğinde, Bayan
Sessizlik ona kendi ip-dili ve mimikleriyle, elbiselerini kardan eve girmeden önce dıĢarıda
kunıtmak zorunda olduklarını açıklamıĢtı.
PiĢirme alanı ve solundaki oturağın arkasında, geniĢ bir yatak bölümü vardı. Bayan
Sessizlik çadırda ve kızakta kullandığı birkaç odunu Ģimdi bu yatağın etrafına koyuyor ve
yatağın yıkılmasını önlüyordu. Son olarak çantasından çıkarıp tahminen bir yalıtım
maddesi olarak kullanacağı yosunları yatağın üzerine yaydı, ardından geyik ve kutup ayısı
derilerini yatağa dikkatlice serdi. Crozier'a, Ģu an için kum olan giysilerini yastık gibi
kullanarak kafaları kapıya dönük bir Ģekilde nasıl uyunacağını gösterdi.
Ġlk zamanlar, Bayan Sessizlik çıplak yatmasına rağmen Crozier, geyik Ģortunu
çıkarmamakta ısrar etmiĢti; ama kısa bir süre sonra sıcaktan rahatsız olduğunu anladı.
Hâlâ yaraları yüzünden uyanıyordu. Sonunda yorganın altına çıplak girip terletmeyen Ģortunu yalnızca sabahları uyandığında giymeye baĢladı.
Crozier ne zaman çıplak olarak kalksa ve yorganın altındaki Bayan Sessizlik'in
yanında kendini ısınmıĢ hissetse, aylar boyunca Terör'ün içinde soğuktan donduğu;
giysilerinin hiç kurumadığı günleri; alt güvertenin tavanından damlayan buz kırağılarını,
gazyağı ve idrar kokularını hatırlamaya çalıĢıyordu. Hollanda çadırları ise daha berbat
oluyordu.
ġimdi dıĢarıda, yakası tüylü Ģapkasını öne çekerek yüzünü derin soğuktan
korumaya çalıĢıyor ve etrafına bakıyordu.
Elbette ki karanlıktı. Crozier'ın vurulduktan sonra Sessizlik'in yanında gözlerini
açana kadar bilinci kapalı -ya da ölü?- olarak geçirdiği haftaları kabullenmesi uzun zaman
aldı; ama buraya gelmek için yaptıkları uzun kızak yolculuğu esnasında güneyden
yükselen çok kısa ve çok soluk ıĢıklar görmüĢtü... ġüphesiz Ģu an kasım ayındaydılar.
Crozier, kar-eve geldiklerinden beri günleri takip etmeye çalıĢıyordu; ancak bu daimi
karanlıkta yatma ve kalkma düzenlerinin çok farklı olması, kimi zaman on iki saat veya