Çadırın postundan gelen loĢ ıĢıklar onu her uyandığında yanıltıyordu. Doktor
Goodsir'ün açıklayabileceği üzere, herhalde sadece geceleri uyanıyordu. Sessizlik ise
onun kaçmasını engellemek için; kanlı fok balığı çorbasıyla onu uyuĢturuyordu.
"Lütfen," diye fısıldadı. Tek umudu, Majestelerinin Gemisi Te-röfde geçirdiği aylar
boyunca bu sessiz ve vahĢi kızın biraz olsun Ġngilizce öğrenmiĢ olmasıydı. Goodsir, Bayan
Sessizlik'in duyabildiğini kanıtlamıĢtı. Kızın konuĢmak için bir dili olmasa da gemilerine
ziyarete geldiği bir gün, yüksek sesle aniden bağırdığına Ģahit olmuĢtu.
Sessizlik hâlâ ona bakıyordu.
Bu kız vahĢi olduğu kadar aptal! diye düĢündü. Eğer bu Ģekilde yalvarmaya devam
ederse kahrolacaktı. Kızı bir kenara itip kampa tek baĢına geri dönebilmek için iyileĢmeli,
güçlenmeli ve yemek yemeye devam etmeliydi.
Sessizlik, Crozier'a bir bakıĢ attı ve önündeki fok etini küçük balina yağı ocağında
piĢirmeye koyuldu.
Ertesi gün, ya da diğer, diğer gece uyandığında her zamanki gibi loĢ bir ıĢık vardı ve
Sessizlik, YüzbaĢı'nın önünde diz çökmüĢ, yine ipleriyle oynuyordu. Parmaklarıyla
oluĢturduğu ilk figür küçük sivri bir kubbeydi. Parmakları adeta dans ediyordu. Ġki
çaprazlama Ģekil çıktı; bu iki bacaklı ve kanatlı ya da dört bacaklı bir Ģeydi. Ellerini uzattığı
zaman oluĢturduğu bu figürler neredeyse hareket ediyordu. Sağ elinden sol elinin üstüne
kaydırdığı balon bacaklı ilmik hareket ediyordu. Bu Ģekli bozup tekrardan yaptı, parmaklan
adeta uçuyordu, ortaya yeniden oval-kubbe Ģekli çıktı, Crozier yavaĢ yavaĢ farkına
varıyordu, bu aynı Ģekil değildi. Kubbenin sivri ucu Ģimdiki Ģekilde yoktu. Bu bariz katener
eğim, deniz yarsubayı iken büyük bir hevesle çalıĢtığı geometri ve trigonometri örneklerine
benziyordu.
"Anlamıyorum," diye kafasını salladı. "Bu oyun bana bir Ģey ifade etmiyor."
Sessizlik ona bakıp göz kırptı, ipleri katlanmıĢ bir hayvan postunun üzerine attı ve
onu uyuduğu kürkten dıĢarıya doğru itti.
Crozier'ın hâlâ ona direnecek gücü yoktu ve yardım etmek için kazandığı az
miktarda gücü de kullanmıyordu. Sessizlik onu kaldırıp hafif geyik ceketini ve kalın kürklü
parkasını ona giydirdi. Crozier bu iki tabakanın ne kadar hafif olduğuna ĢaĢırdı. Ona otuz
sterline mal olan bu pamuk ve yünden katman, ter ve buzdan sırılsıklam oluncaya dek üç
yıldır dıĢarıda çalıĢırken giydiği Ģeydi. Eskimoların üst donanımları için harcadıkları
paranın sekiz sterlinden fazla olmadığını düĢünüyordu. Giysilerinin ne kadar bol olduğunu
görüyordu; giysiler sadece boyun ve bileklerde vücuduna tam otursa da soğuk havanın
içeri girmesini engelliyordu.
UtanmıĢtı. Crozier, hafif geyik pantolonunu çıplak teni üzerine giymek için ona
yardımcı olmuyordu. Bu pantolonlar Sessizlik'in çadırda giydiği kısa pantolonların daha
geniĢ olanlarından-dı. Sessizlik, sadece annelere ve hemĢirelere özgü bir hızla onu
giydirmeyi tamamladı.
Crozier, Sessizlik'in ayağının ve bileklerinin üzerindeki, büyük ihtimalle ottan örülü,
dokumayı çıkartmasını izledi. Galiba bu yalıtım için yapılıyordu, bu gergin çoraplara ot