Crozier, bir an içeri giren soğuk havanın etkisini hissetti ve nerede olduğunu
anlamak için havanın girdiği aralığa doğru sürünmeye çalıĢtı. DıĢarıdan gelen inilti ve
çatırdamalara bakılacak olursa hâlâ buz üzerindeydiler. Belki de vurulduğu yerin çok yakınındaydılar.
Crozier, Hickey'in ne zamandan beri dördünü birden -kendisini, Goodsir'ü, zavallı
Lane'i ve Goddard'ı- tuzağa düĢürdüğünü bilemiyordu. Sadece birkaç saat ya da birkaç
gün olabileceğini sanıyordu. Eğer Ģimdi buradan ayrılırsa, Hickey, ManĢon, Thompson ve
Aylmore'un kendisinden önce Kurtarma Kampı'na ulaĢıp etrafa zarar vermesini önleyecek
ve adamlarını uyarabilecekti.
Artık Crozier kafasını ve omuzlarını birkaç santim oynatabiliyordu. Ancak örtünün
altından kalkabilecek gücü hâlâ yoktu. En azından geyik derisinden yapılmıĢ çadırların
kanatları arasından dıĢarıya bakmak için emekleyebilirdi. Yeniden uykuya daldı.
Bir süre sonra -ki o günün Sessizlik'in uğradığı sıradan günlerden biri olup
olmadığından uyuyana kadar emin olamayacaktı- Sessizlik onu uyandırdı. Postların
üzerine yansıyan loĢ ıĢık yine aynıydı; çadırın içi balina yağı lambalarıyla aydınlanıyordu.
Yerdeki kardan oyuğun içinde taze bir dilim fok eti vardı. Crozier, kızın kalın parkasını
henüz çıkannıĢ olduğunu gördü. ġimdi ise sadece içi kürklü kısa bir pantolon giyiyordu.
Postun yumuĢak olan dıĢ yüzü Sessizlik'in teninden daha açık renkteydi. Crozier'ın önüne
çöktüğünde göğüsleri sallanıyordu.
Aniden parmakları arasındaki iplikle oynamaya baĢladı. Bu sefer sol elinde küçük
bir hayvan Ģekli oluĢmuĢtu. Sivri, oval kubbe Ģekli ortaya gelecek Ģekilde ipi gevĢetip
yeniden sardı.