kürkleri Crozier'ın yırtılmıĢ göğsünden sızan kandan korumak için adamın altına yumuĢak
bir fok derisi sermiĢti.
Çok güçsüz kaldığından sarmalanmaya da direnememiĢti, Crozier'ın tek yaptığı
inlemekti. Kızın onu parçalar halinde dilimleyip piĢirdikten sonra yediğini hayal etti.
Bir noktadan sonra yeniden uykuya dalıyordu.
Adamlarım!
Crozier bu acı, bilinç kaybı ve Sessizlik'in onu dilimlere böldüğünü sandığı
kâbuslarla geçen birkaç günden sonra, vurulmuĢ olduğunu hatırladı. Ġyice gerilmiĢ
postlardan sızan ay ıĢığının aydınlattığı çadırda uyandı. Eskimo kızı kendi vücudunun
sıcaklığını paylaĢarak, Crozier'ın yanında uyuyordu. Her ikisi de çıplaktı. Crozier hayvani
güdüleri için ona karĢı en ufak bir tutku kıpırtısı veya fiziksel bir yakınlık hissetmiyordu.
Büyük bir acı içindeydi.
Adamlarım! Adamlarıma geri dönmeliyim! Onları uyarmalıyım!
Ġlk olarak, Hickey'i, ay ıĢığını ve silah seslerini hatırladı.
Crozier göğsüne çapraz olarak sarılı duran kolunu hareket ettirmek için kendini
zorluyordu. Gövdesinde kamçı izleri ile büyük yaralar vardı ve kıyafetinden vücuduna
iĢleyen saçmaların göğsünden dikkatlice kazılmıĢ olduğunu hissediyordu. Büyük yaraların
içine yumuĢak liken ya da deniz yosunu gibi bir Ģey tıkıĢ-tırılmıĢtı. Crozier'ın gücü, o Ģeyi
çıkarıp atmaya yetmiyordu.
Crozier, Sessizlik'in bıçağıyla sırtının üst tarafını kazıyarak ona iĢkence ettiğini
hatırlıyor ve burası yaralı göğsünden daha çok acıyordu.
Hickey tetiği çektikten sonra çıkan sesi de hatırlıyordu. — Güm\ Muhtemelen fiĢek
tozu, nemli ve eski olduğu için her iki vuruĢ da beklenen etkiyi yaratmamıĢtı. Bir duman
bulutu halinde patlayan saçmanın etkisiyle etraftaki buzların üzerine fırladığını hatırlıyordu.
Çok uzak bir mesafeden silahla vurulmuĢtu.
Yoksa Eskimo kızı her bir saçmayı tek tek kazıp çıkarıyor muydu? Vücuduma
saplanan her kirli giysi zerresini de kazıyor muydu?
Crozier loĢ ıĢıkta gözlerini kırpıĢtırdı. Dok F