Test Drive | Page 448

61 CROZIER a damlarım! diye bağırdı. Aslında bağırmaya gücü yoktu, sesi çıkmıyordu. Hatta bu kelimenin anlamını hatırlamayacak kadar zayıf düĢmüĢtü. Acı bir inleyiĢle yeniden Adamlarım! diye ağladı. Kız ona iĢkence ediyordu. Crozier bir anda uyanamıyor; ama gözlerini açmaya çalıĢtığında hissettiği bin bir türlü acı onu az çok kendine getiriyordu. Bilincinin açık olduğu saatler ve günler boyunca parçaları bir araya getirmeye çalıĢıyordu; ama kim olduğunu, nerede ve kiminle birlikte olduğunu hatırlayana kadar ne çektiği acı ne de o anlamsız kelime -adamlarım!-- onun tekrar uykuya dalmasına izi veriyordu. Kız ona iĢkence ediyordu. Bayan Sessizlik olarak bildiği Eskimo kızı onun göğsünü, kollarını, önünü, arkasını ve bacağını keskin ve kızdırılmıĢ bir bıçakla kesiyordu. Bitmek bilmeyen ve dayanılmaz bir acıydı. Kızın yanında yatıyordu. Burası John Irving'in Crozier'a bahsettiği kardan ev değildi; çadırın bir bölümünde deriler, birbirine bağlanan eğri çubuklarla kemiklere gerdirilmiĢti. Etraftaki küçük yağ lambalarının titrek ıĢığı altında kızın gövdesi, aĢağıya bakıldığında ise Crozier'ın kanayan göğsü, kolları ve karnı görülüyordu. Bir an kızın kendisini ince Ģeritler halinde doğradığını düĢündü. Crozier yeniden bağırmaya çalıĢsa da çığlık atma gücünü kendinde bulamadı. Kızın iĢkence yapan kolunu ve bıçaklı elini ısırmayı denedi; ama onu durdumnak bir yana, kolunu bile kaldıracak gücü yoktu. Kız, kahverengi gözleriyle ona bakıyor, hâlâ hayatta olduğunu görüyordu. Hemen sonra dönüp, ona iĢkence ederken kullandığı bıçağıyla uğraĢmaya devam etti. Crozier, halsizce inledikten sonra, Ģimdi az çok hatırladığı rü-yalan "dinlemeye" ve hiç kimse olmanın hazzına geri dönmek yerine siyah bir acı denizinin kabaran dalgalarındaki karanlığa doğru düĢmeye baĢladı. Kız, onu az miktarda balık suyuyla; muhtemelen Terörden çaldığı boĢ Goldner konserveleriyle, besliyordu. Balık suyunun tadı bir deniz hayvanının kanına benziyordu. Daha sonra demir saplı eğri bıçağını kullanarak fok etini kesti. Etin bir dilimini diĢleri arasında tutup dudaklarına yakın bir mesafeden keserek çiğnedikten sonra Crozier'ın çatlak dudaklarının arasına tıkıĢtırdı. Crozier tükürmeyi denedi; çünkü yavru bir kuĢ gibi beslenmek istemiyordu; ama kız tükürdüğü o yağlı et parçalarını alıp, tekrardan Crozier'ın ağzına tıktı. YenilmiĢti, onunla mücadele edemiyordu. En sonunda çiğneyip yutmak için gerekli olan gücü kendinde buldu. Uğuldayan rüzgârın ninnisiyle yeniden uykuya daldı, ama bu çok uzun sürmedi. Kürklü bir yorganın altında yattığını fark etti, çıplaktı. Giysileri ufak çadırın içinde değildi. Kız onu karnının üstünden itibaren sarmalamıĢtı. Çadırın zeminindeki yumuĢak post ve