61
CROZIER
a damlarım! diye bağırdı. Aslında bağırmaya gücü yoktu, sesi çıkmıyordu. Hatta bu
kelimenin anlamını hatırlamayacak kadar zayıf düĢmüĢtü. Acı bir inleyiĢle yeniden
Adamlarım! diye ağladı. Kız ona iĢkence ediyordu.
Crozier bir anda uyanamıyor; ama gözlerini açmaya çalıĢtığında hissettiği bin bir
türlü acı onu az çok kendine getiriyordu. Bilincinin açık olduğu saatler ve günler boyunca
parçaları bir araya getirmeye çalıĢıyordu; ama kim olduğunu, nerede ve kiminle birlikte
olduğunu hatırlayana kadar ne çektiği acı ne de o anlamsız kelime -adamlarım!-- onun
tekrar uykuya dalmasına izi veriyordu.
Kız ona iĢkence ediyordu.
Bayan Sessizlik olarak bildiği Eskimo kızı onun göğsünü, kollarını, önünü, arkasını
ve bacağını keskin ve kızdırılmıĢ bir bıçakla kesiyordu. Bitmek bilmeyen ve dayanılmaz bir
acıydı.
Kızın yanında yatıyordu. Burası John Irving'in Crozier'a bahsettiği kardan ev değildi;
çadırın bir bölümünde deriler, birbirine bağlanan eğri çubuklarla kemiklere gerdirilmiĢti.
Etraftaki küçük yağ lambalarının titrek ıĢığı altında kızın gövdesi, aĢağıya
bakıldığında ise Crozier'ın kanayan göğsü, kolları ve karnı görülüyordu. Bir an kızın
kendisini ince Ģeritler halinde doğradığını düĢündü.
Crozier yeniden bağırmaya çalıĢsa da çığlık atma gücünü kendinde bulamadı. Kızın
iĢkence yapan kolunu ve bıçaklı elini ısırmayı denedi; ama onu durdumnak bir yana,
kolunu bile kaldıracak gücü yoktu.
Kız, kahverengi gözleriyle ona bakıyor, hâlâ hayatta olduğunu görüyordu. Hemen
sonra dönüp, ona iĢkence ederken kullandığı bıçağıyla uğraĢmaya devam etti.
Crozier, halsizce inledikten sonra, Ģimdi az çok hatırladığı rü-yalan "dinlemeye" ve
hiç kimse olmanın hazzına geri dönmek yerine siyah bir acı denizinin kabaran
dalgalarındaki karanlığa doğru düĢmeye baĢladı.
Kız, onu az miktarda balık suyuyla; muhtemelen Terörden çaldığı boĢ Goldner
konserveleriyle, besliyordu. Balık suyunun tadı bir deniz hayvanının kanına benziyordu.
Daha sonra demir saplı eğri bıçağını kullanarak fok etini kesti. Etin bir dilimini diĢleri arasında tutup dudaklarına yakın bir mesafeden keserek çiğnedikten sonra Crozier'ın çatlak
dudaklarının arasına tıkıĢtırdı. Crozier tükürmeyi denedi; çünkü yavru bir kuĢ gibi
beslenmek istemiyordu; ama kız tükürdüğü o yağlı et parçalarını alıp, tekrardan Crozier'ın
ağzına tıktı. YenilmiĢti, onunla mücadele edemiyordu. En sonunda çiğneyip yutmak için
gerekli olan gücü kendinde buldu.
Uğuldayan rüzgârın ninnisiyle yeniden uykuya daldı, ama bu çok uzun sürmedi.
Kürklü bir yorganın altında yattığını fark etti, çıplaktı. Giysileri ufak çadırın içinde değildi.
Kız onu karnının üstünden itibaren sarmalamıĢtı. Çadırın zeminindeki yumuĢak post ve