"Çabuk geldiğiniz için teĢekkür ederim doktor," dedi Crozier. "Cornélius Hickey'in
grubunun geri gelme ihtimaline karĢı kendimizi nasıl koruyacağımızı ve önümüzdeki
haftalarda neler yapabileceğimizi konuĢmak üzere toplandık."
"Gerçekten de Hickey, Hodgson ve diğerlerinin geri geleceğini düĢünüyor
musunuz?" diye sordu cerrah.
Crozier eldivenli ellerini yukarı kaldırdı ve omuz silkti. Adamların etrafına ve arasına
hafif kar taneleri düĢüyordu. "Hâlâ David Leys'i almak isteyebilirler. Ya da Bay Diggle ve
Bay Honey'in cesetlerini. Hatta belki de sizi isterler doktor."
Goodsir baĢını iki yana salladı ve Terör Kampı'na giden yolda donmuĢ yemek
depoları gibi duran er Heather ve diğerlerinin cesetleri ile ilgili görüĢlerini anlattı
oradakilere.
"Evet," dedi Charles Des Voeux. "Bunu biz de düĢündük. Hickey'in TerôYe gitmek
istemesinin en önemli nedeni bu olmalı.
Ama bundan emin olmak için kalafatçı yardımcısı Johnson ve bir iki adamı daha
Hickey'in grubunu birkaç günlüğüne takip etmelerini söyledik. Emin olmak için."
"Buradaki geleceğimizle
düĢünüyorsunuz?"
ilgili
olarak,
Doktor
Goodsir,"
dedi
Crozier,
"ne
Omuz silkme sırası cerrahtaydı. "Bay Jopson, Bay Helpman ve Mühendis
Thompson birkaç gün sonra ölürler," dedi yumuĢak bir sesle. "On beĢe yakın iskorbüt
hastasına gelince, bilmiyorum. Bazıları kurtulabilir... Yani iskorbütten demek istiyorum.
Özellikle de onlara taze et bulabilirsek. Ama Kurtanna Kampı'nda benimle kalan on sekiz
adamdan -bu arada Thomas Hartnell benimle kalmaya gönüllü oldu- sadece üç ya da belki
dört tanesi buzda tilki avlamaya çıkacak güçte. Bunu da uzun süre yapabilecek durumda
değiller. Tahminime göre burada kalanlarımız on beĢ Eylül'e kadar açlıktan ölmüĢ oluruz.
Çoğumuz bu tarihe kadar bile dayanmaz."
Bazılarının, diğerlerini yiyerek hayatta kalabileceği ihtimali üzerinde durmadı. Doktor
Hany Goodsir, hayatta kalmak için yamyamlık yapmamaya ve yamyamlık yapanlara da
yardım etmemeye karar vermiĢti. Geçen gün içtima sırasında verdiği insan kesme
talimatları bu konuda yaptığı son konuĢma olacaktı. Bununla birlikte Kurtarma Kampı'nda
kalanlar ya da güneye doğru ilerleyenler içinde kısa süre içinde insan eti yemek isteyen
kiĢiler çıkarsa, bunlar hakkında herhangi bir görüĢ belirtmemeye de kararlıydı. Franklin
seferinde insan vücudunun ruhu bulunan bir makine olduğunu -ve bu ruh bedenden
çıktıktan sonra insan cesedinin bir et parçasından baĢka bir Ģey olmayacağını— Bay Goodsir'den iyi bilen biri olamazdı. Ölülerin etinin yiyerek hayatını birkaç hafta ya da birkaç
hafta uzatmayı reddetmesi kendi kararıydı ve bu karar kendine ait ahlâki ve felsefi
temellere dayanıyordu. Hiçbir zaman iyi bir Hıristiyan olmamıĢtı ama hiç değilse iyi bir
Hıristiyan olarak ölmek istiyordu.
"Bir alternatifimiz olabilir," dedi Crozier yavaĢça, sanki Good-sir'ün düĢüncelerini
okurcasına. "Bu sabah, Back Nehri'ne gidecek grubun bir hafta daha burada kalmasına