"Hayır," dedi Doktor Goodsir, Crozier ve Hickey'in adamları arasındaki boĢluğa
gelerek. "Bay Leys'e yardım ettiğiniz falan yok ve George Chambers'la onu size arkadaĢlık
etmeleri için yanınızda götürmüyorsunuz. Onları yemek için yanınıza alıyorsunuz."
Teğmen Hodgson inanamayarak gözlerini kırptı; ama Hickey ellerini yumruk yaptı
ve Magnus Manson'a iĢaret etti. Küçük adam ve dev adam bir adım öne çıktılar.
"Olduğun yerde kal," diye kükredi Crozier. Arkasında, hayatta kalan üç deniz
piyadesi - OnbaĢı Pearson, erler Hopcraft ve He-aley fark edilecek biçimde hasta
olmalarına ve ayaklarının üzerinde güçlükle durmalarına rağmen uzun tüfeklerini
doğrulttular.
Onların yanında ÇavuĢ Des Voeux, ÇavuĢ Edward Couch, kalafatçı John Lane,
kalafatçı yardımcısı Tom Johnson da bu ikiliye silahlarını doğrultmuĢlardı.
Cornélius Hickey, "Bizim de silahımız var," dedi diĢleri arasından.
"Hayır, yok," dedi YüzbaĢı Crozier. "Silahınız yok. Siz yoklamadayken ÇavuĢ Des
Voeux bütün tüfekleri topladı. Yarın olay çıkarmadan giderseniz size bir tüfek ve birkaç
kurĢun verebiliriz. Ama bir adım daha atacak olursanız kuĢ gibi avlarız sizi."
Cornélius Hickey kemikli parmağını sessizce sıralı halde bekleyen tayfalara
doğrultarak ve kolunu cılız bir rüzgârgülü gibi savurarak, "Hepiniz öleceksiniz" dedi.
"Crozier'ı ve buradaki diğer aptalları izleyen herkes ölecek."
Kalafatçı yardımcısı cerraha döndü. "Doktor Goodsir, George Chambers ve Davey
Leys'e yapmak istediklerimizle ilgili yanlıĢ yorumlarınızdan dolayı sizi bağıĢlıyoruz. Bizimle
gelin. Buradaki adamları kurtaramazsınız."
Hickey hastaların yattığı sarkık, ıslak çadırları iĢaret etti nefretle.
"Onlar çoktan öldü, sadece bunun farkında değiller henüz," diye devam etti Hickey;
bu kadar küçük bir vücuda göre fazla tok bir sesi vardı. "Biz ise yaĢayacağız. Bizimle
gelirseniz ailenizi tekrar görebilirsiniz, Doktor Goodsir. Burada kalır -ya da Crozier'ı takip
ederseniz- kendinizi öl