Test Drive | Seite 388

Kaptan Pollard ve diğer deniciler kan henüz sıcakken içmeye baĢladılar. Biraz tuzlu olmasına rağmen, içilebilir bir tadı vardı. Daha sonra çocuğun etlerini kesip çiğ çiğ yediler ve kemiklerini kırıp iliğini de emdiler. Genç çocuğun cesedi onlara on üç gün yetmiĢti ve yine çöp çekmeye karar verdiler; ama bu sırada Barzillai Ray susuzluktan öldü. Balina avcısı Dauphin onları 23 ġubat 1821'de kurtarana kadar da zencinin eti, kanı, kemikleri ve iliğiyle idare etmiĢlerdi. Francis Crozier, Kaptan Pollard ile tanıĢmadı ama onu kendine örnek aldı. Talihsiz Amerikalı bir kez daha gemi yolcuğuna çıktığında bu sefer de gemi kazası geçirmiĢ ve ikinci kez kurtarılmıĢtı. Bu ikinci olaydan sonra kendisine bir daha gemi kumandanlığı görevi verilmedi. Crozier, 1845'te Sör John Seferi'ne çıkmadan önce Pollard'ın Nantucket'te bir bekçi olarak hayatını sürdürdüğünü ve oradaki herkesin kendisinden uzak durduğunu öğrenmiĢti. Söylenene göre Pollarci kendi kendine ya da ölü yeğeni ile konuĢuyormuĢ ve evinin giriĢinde çörekle domuz eti saklıyor-muĢ. Crozier'ın adamları da birkaç gün içinde değilse de birkaç hafta içinde kendi ölülerini yeme konusunda bir karara varmalıydı. Mürettebat günden güne azalıyor ve güçsüzleĢiyordu. 18 ve 22 Temmuz arasında, dört gün boyunca dinlenseler de güç toplayamamıĢlardı. Crozier, Des Voeux ve Oouch denizcileri ava gönderiyor, onlara kızakları tamir ettiriyor, böylece donmuĢ uyku tulumları içinde yatmalarına fırsat vermemiĢ oluyorlardı. Ancak yine de buz kütlesinde oturup hareket etmelerini sağlayacak koĢulların oluĢmasını beklemekten baĢka yapacak bir Ģeyleri yoktu. Crozier kuzeybatıya dönmeyi reddediyordu. Ama buz kütleleri onların istediği yöne, güneydoğudaki Great Fish Nehri'nin ağzına doğru hareket etmiyor, daha çok kendi etraflarında dönerek küçülüyorlardı. Sonunda üstünde bulundukları buz kütlesi Temmuz'un 22'sin-de çatlamaya baĢlayınca Crozier adamlarına teknelere binmelerini söyledi. Altı gündür teknelerle tek sıra halinde daracık açıklıklardan geçiyorlardı. Crozier ağır teodoliti geride bırakmıĢ ve yanma sadece bir sekstant almıĢtı. Diğerleri uyurken yapabileceği en iyi okumayı yapmaya çalıĢıyordu. Hesaplarına göre Back Nehri'nin ağzına ulaĢmak için yüz kırk kilometreleri kalmıĢtı. Önlerine çıkacak küçücük bir kara parçasının, yarımadayı anakaraya bağlayan bir kıstağın hayalini kuruyordu. 26 Temmuz ÇarĢamba günü uyandığında gökyüzü masmaviydi ve kilometreler boyunca tek bir bulut bile yoktu. BeĢ tekneyi yakınına çağırıp pruvaya çıktı ve denizcilere seslendi, "Baylar, Kral William toprakları bir adaymıĢ. Back Nehri'nin doğu ve güneydoğusuna akan bir deniz var, buna eminim ve buranın hiçbir anakarayla bağlantısı yok. Boğazdayız. Adelaide Yarımadası'nın kuzeyinde olduğumuza göre, Sör John Franklin Se- ' feri'ni de tamamlamıĢ bulunuyoruz. Burası Kıızey-Batı Geçidi. Tanrım, baĢardınız."