Kaptan Pollard ve diğer deniciler kan henüz sıcakken içmeye baĢladılar. Biraz tuzlu
olmasına rağmen, içilebilir bir tadı vardı.
Daha sonra çocuğun etlerini kesip çiğ çiğ yediler ve kemiklerini kırıp iliğini de
emdiler.
Genç çocuğun cesedi onlara on üç gün yetmiĢti ve yine çöp çekmeye karar verdiler;
ama bu sırada Barzillai Ray susuzluktan öldü. Balina avcısı Dauphin onları 23 ġubat
1821'de kurtarana kadar da zencinin eti, kanı, kemikleri ve iliğiyle idare etmiĢlerdi.
Francis Crozier, Kaptan Pollard ile tanıĢmadı ama onu kendine örnek aldı. Talihsiz
Amerikalı bir kez daha gemi yolcuğuna çıktığında bu sefer de gemi kazası geçirmiĢ ve
ikinci kez kurtarılmıĢtı. Bu ikinci olaydan sonra kendisine bir daha gemi kumandanlığı
görevi verilmedi. Crozier, 1845'te Sör John Seferi'ne çıkmadan önce Pollard'ın
Nantucket'te bir bekçi olarak hayatını sürdürdüğünü ve oradaki herkesin kendisinden uzak
durduğunu öğrenmiĢti. Söylenene göre Pollarci kendi kendine ya da ölü yeğeni ile
konuĢuyormuĢ ve evinin giriĢinde çörekle domuz eti saklıyor-muĢ.
Crozier'ın adamları da birkaç gün içinde değilse de birkaç hafta içinde kendi ölülerini
yeme konusunda bir karara varmalıydı.
Mürettebat günden güne azalıyor ve güçsüzleĢiyordu. 18 ve 22 Temmuz arasında,
dört gün boyunca dinlenseler de güç toplayamamıĢlardı. Crozier, Des Voeux ve Oouch
denizcileri ava gönderiyor, onlara kızakları tamir ettiriyor, böylece donmuĢ uyku tulumları
içinde yatmalarına fırsat vermemiĢ oluyorlardı. Ancak yine de buz kütlesinde oturup
hareket etmelerini sağlayacak koĢulların oluĢmasını beklemekten baĢka yapacak bir
Ģeyleri yoktu.
Crozier kuzeybatıya dönmeyi reddediyordu.
Ama buz kütleleri onların istediği yöne, güneydoğudaki Great Fish Nehri'nin ağzına
doğru hareket etmiyor, daha çok kendi etraflarında dönerek küçülüyorlardı.
Sonunda üstünde bulundukları buz kütlesi Temmuz'un 22'sin-de çatlamaya
baĢlayınca Crozier adamlarına teknelere binmelerini söyledi.
Altı gündür teknelerle tek sıra halinde daracık açıklıklardan geçiyorlardı. Crozier ağır
teodoliti geride bırakmıĢ ve yanma sadece bir sekstant almıĢtı. Diğerleri uyurken
yapabileceği en iyi okumayı yapmaya çalıĢıyordu. Hesaplarına göre Back Nehri'nin ağzına
ulaĢmak için yüz kırk kilometreleri kalmıĢtı.
Önlerine çıkacak küçücük bir kara parçasının, yarımadayı anakaraya bağlayan bir
kıstağın hayalini kuruyordu. 26 Temmuz ÇarĢamba günü uyandığında gökyüzü
masmaviydi ve kilometreler boyunca tek bir bulut bile yoktu.
BeĢ tekneyi yakınına çağırıp pruvaya çıktı ve denizcilere seslendi, "Baylar, Kral
William toprakları bir adaymıĢ. Back Nehri'nin doğu ve güneydoğusuna akan bir deniz var,
buna eminim ve buranın hiçbir anakarayla bağlantısı yok. Boğazdayız. Adelaide Yarımadası'nın kuzeyinde olduğumuza göre, Sör John Franklin Se- ' feri'ni de tamamlamıĢ
bulunuyoruz. Burası Kıızey-Batı Geçidi. Tanrım, baĢardınız."