"Bay Male çanı çalınca duyarsın," diye bağırdı Irving, yirmi altı yaĢındaki denizcinin
buz tutmuĢ vücuduna biraz daha yaklaĢarak. "AĢağı inmeden önce yanına gelip seni
alacaktır. Nöbetine devam et."
"Emredersiniz, komutanım."
Yelkenlerin önüne geçince rüzgâr Irvlng'in ayaklarını yerden kesecek gibi oldu.
Irving, bir süre buzların düĢmesini bekledi, küfreden ve bağıran adamların seslerini ve
yukarıdaki direklerden gelen tıngırtıları dinledi ve elinden geldiğince hızlı bir biçimde yeri
yeni kaplamıĢ yarım metrelik karların arasından, donmuĢ yelkenlerin altından geçerken
eğilerek ilerledi; kapağı kaldırdı ve merdivenden aĢağı indi.
Doğal olarak daha önce alttaki güverteleri pek çok kez aramıĢtı. Özellikle de kadının
yatma yeri olarak kullandığı revirin önündeki sandıkların arkasını. Ama Irving Ģimdi arkaya
yürüyordu. Yukarıdaki güverteye düĢe buzların, hamaklarında uyuyan adamlardan gelen
homurtunun, Bay Diggle'ın ocak yönünden gelen alıĢılmıĢ küfürlerinin, rüzgârın daima
varolan uluması ve daima inleyen buz sesi dıĢında gecenin bu saatinde gemi sessizdi.
Irving karanlık ve dar koridora girdi. Bay Male'in odası dıĢında, subay kamaralarının
hepsi doluydu. Terör o anlamda Ģanslı sayılırdı. Erebus, buzdaki o Ģeye Sör John ve
Teğmen Gore da dahil olmak üzere pek çok subayını kurban verirken Terörde bir buçuk yıl
önce Beechey Adasında doğal nedenlerden dolayı ölen baĢ ateĢçi John Torrington dıĢında
hiçbir subay ya da alt rütbeli subayını kaybetmemiĢti.
Büyük Oda'da kimse yoktu. ġu sıralarda oturulacak kadar sıcak değildi burası. Deri
kaplı kitaplar bile raflarında donmuĢ gibi duruyordu. Metal diskleri çalan tahta alet bu
günlerde hiç çalıĢtırılmıyordu. Irving, subay odalarının yanından geçip merdivene
ulaĢtığında YüzbaĢı Crozier'ın ıĢığının hâlâ yandığını fark etti.
Alt güverte her zaman olduğu gibi çok soğuk ve çok karanlıktı. Cerrahların gittikçe
daha fazla konserve yiyeceğin bozulduğunu fark etmelerinden sonra artık daha sıkı bir
perhiz uygulandığından ve kömür stoklarının sonuna geldikleri ve gemiyi daha az ısıttıkları
için artık pek kömür taĢımaya gelinmediğinden Irving orada sadece kendisinin olduğunu
fark etti. Geminin kıçına doğru ilerlerken siyah tahtalar ve buz kaplı metal destekler inledi.
Zifiri karanlık fenerin ıĢığını yutuyor gibiydi ve Irving'in nefesi havada buz kristaline
dönüĢüyor ve bunlar da cılız ıĢığı kesiyorlardı.
Bayan Sessizlik pruva bölgesinde, marangozun ve kalafatçının deposunda, bu
depoların arkasında bulunan Ekmek Odasında yoktu. Terör ilk kez yelken açtığı sırada alt
güvertenin orta kesimleri sandık, fıçı ve diğer erzaklarla doluydu ama Ģimdi çoğu yer
boĢtu. Bayan Sessizlik orta bölümlerde de yoktu.
Teğmen Irving Ġçki Odasına YüzbaĢı Crozier'ın kendisine verdiği anahtarı kullanarak
girdi. Fenerinden çıkan cılız ıĢıktan görebildiği kadarıyla burada brendi ve Ģarap ĢiĢeleri
kalmıĢtı ama Irving rom stoklarının azaldığını biliyordu. Rom bittiğinde -tayfalara artık
günlük olarak rom verilemediğinde- isyan çıkma tehlikesi baĢ gösterecekti. Teğmen Irving
de bunu tıpkı diğer subaylar gibi iyi biliyordu. YüzbaĢının muhasebecisi Bay Helpman ve
buranın sorumlusu Bay Goddard yakın zamanda altı aylık rom stoklarının kaldığı raporunu