Test Drive | Page 136

seferine çıkmayı düĢünmüyordu. Crozier dıĢında Terördeki herkes Ġngiltere'ye dönmeye can atıyordu. Francis Crozier ise sadece Sophia Cracroft'u bir kez daha görmek istiyordu. Bir viski daha içti. Yukarıda, geminin çanı saatin üç olduğunu belirtecek Ģekilde altı kez çaldı. Sör John beĢ ay önce öldürülünce adamlar çok üzülmüĢtü. Çoğunun üzülmesinin nedeni adam baĢı on altın ve ikramiye sözünün bu kel ve göbekli adamla beraber yok olmasıydı. Ama Franklin'in ölümünden sonra pek bir Ģey değiĢmedi. Üsteğmen Fitzjames zaten Erebus'un gerçek kaptanıydı ve bu durum sadece resmi bir nitelik almıĢ oldu. Gülünce altın diĢleri gözüken ve kırık kolu alçıya alınan Teğmen Le Vesconte, Teğmen Gore'un yerini aldığında da gözle görülür bir değiĢiklik olmamıĢtı. YüzbaĢı Francis Crozier, artık seferin komutanı konumundaydı ama buza böyle saplanıp kalmıĢ haldeyken bunun fazla bir önemi yoktu. Crozier'ın yaptığı ilk iĢ buzu geçerek Kral William topraklarında bulunan Ross'ün tepeciğine çok da uzak olmayan bir yere beĢ ton erzak taĢıtmak oldu. Anık bunun bir ada olduğundan hiçbir kuĢkulan kalmamıĢtı çünkü Crozier -canavarın canı cehenneme diyerek- bölgeyi keĢfetmek üzere kızak takımları göndermiĢti. Crozier, yapılan bir düzine seferin altısına katıldı. Basınç sırtlarının ve buzdağlarının daha kolay geçilir yerlerini ya da en azından geçilmesi daha az imkânsız olan yerlerini belirlemeye yardımcı oluyordu. Fazladan kıĢ giyecekleri, çadırlar, gelecekte yapacakları kabinler için tahta, fıçılar dolusu kurutulmuĢ yiyecek, yüzlerce konserve ve paratoner olarak kullandıkları demir çubuklar götürdüler. Sör John'un odasındaki pirinç karyola parçaları bile bu iĢ için kullanılabilirdi. Kısacası her iki geminin de mürettebatı gelecek kıĢ aniden gemiyi terk etmek zorunda kalırlarsa gerekli olacak ne varsa yanlarına almaya çalıĢmıĢlardı. KıĢ gelmeden dön adamı daha yaratığa kurban verdiler. Bu ölümlerin ikisi Crozier'ın de bulunduğu seferlerde çadırlara yapılan saldırı sonucunda gerçekleĢti. Ama kızaklarla erzakların taĢınması iĢlemini durduran olay bu değil, artarak düĢen yıldırımlar ve kalın sis oldu. Ġki gemi de üç haftadan daha uzun bir süre sisin ortasında düĢen yıldırımlara maruz kaldı. Sadece çok kısa sürelerle gemilerden dıĢarı çıkılmasına izin veriliyordu. Genelde avlanmak ve zaman zaman da yangın için çukur kazmak için gemilerden çıkılıyordu. Sis dağıldığında ve yıldırımlar düĢmez olduğunda ise Eylül ayının baĢına gelmiĢlerdi; soğuk ve kar bastırdı. Crozier, korkunç havalara rağmen Kral William topraklarına erzak taĢıyan kızak takımlarını göndermeye devam etti. Ama ÇavuĢ Giles MacBean ve bir denizci üç kızağın sadece birkaç metre ötesinde öldürülünce -yoğun kar nedeniyle nasıl öldükleri anlaĢılmamıĢtı çığlıkları diğer adamlara ve subayları Teğmen Hodgson'a ulaĢmıĢtı- Crozier erzak taĢıma yolculuklarına "geçici olarak" ara verdi. Bu yolculuklar ertelendi iki ay olmuĢtu ama 1 Kasım'dan sonra hiçbir aklı baĢında denizci karanlıkta sekiz ila on günlük yolculuklara çıkmak istemezdi. YüzbaĢı karaya beĢ değil on ton erzak taĢınmıĢ olması gerektiğini biliyordu. Gemiyi terk etmenin Ģöyle bir sakıncası vardı: Rüzgârlı buzul ve buzlu toprağın üzerinde kamp