Çocukluğumdan kalma bir histi gölgelerden korkuşum.
Yanımdan geçen o bilindik karaltı.
Var oluşumun en büyük ıstırabı.
Hayatımı kâbusa çeviren bir kaçıştı.
Şimdi o gölge beni aldı.
Teslimiyet zamanı...
Doğum günü pastama bakıp mumları üflerken tek
bir şey diledim; gölgeden kurtulmak.
Annem sevinçle alkışlarken babam da gülen gözlerle
bakıyordu sorunlu kızına. Küçük dağları kendinin
yarattığına inanan ukala küçük ablam yüzünü
buruşturmakla meşguldü. Beni her zaman küçümseyen
ve bakışlarından şu anda küçümsediğinden emin
olduğum büyük ablam ise ısrarla tırnaklarını
kemiriyordu.
Mutlu aile tablomuz benim on sekiz yaşına
girmemle daha da mutlu hâle gelmişti. Ne denirdi ki,
ben evin küçük, ezik ve ablalarımın tabiriyle aileye
yanlışlıkla gelmiş külkedisiydim.
Pasta kesme işi her zaman olduğu gibi bugün de
anneme aitti. O her zaman herkese adil davranmayı
severdi. Konu benim doğum günü pastam bile olsa
hepimize eşit dilimlemeye dikkat etti. “Hadi tatlım.”
diye seslendi dilimi dikkatle elinde tutarken. Heyecanla
3