Test Drive | Page 16

Şişeyi almak için Maggie’nin etrafından uzanıyor. ‘‘Hemen halledeyim.’’ Simon’ın almasına müsaade ediyor ve onun beni kestiğini fark etmemişim gibi yapıyorum. Simon yakalandığını anlayarak yüzüme bakıyor. Çoğu kızın seksi bulacağı türden bir çocuk: kısa kesilmiş sarı-kahve saçlar, kollarında Japon tarzı dövmeler ve uzun kirpikler. Rahat bir arkadaş. Çekici bir vücut. Hâlâ daha bir gece onun evine gideceğimden umutlu. ‘‘Kısa etek giymiş olsan ne yapardı kim bilir,’’ diyor Maggie, o bara geri yollandığı zaman. ‘‘Muhtemelen kalp krizi geçirirdi.’’ Bir tişörtüme, bir kargo pantolonuma ve sonra da ona bakıyorum, ‘‘Hepimiz o kıyafeti taşıyamayız.’’ Maggie’nin üzerinde kısa kot etek ve siyah bir atlet var. ‘‘Sen taşıyabilirdin,’’ diyor sırıtarak. ‘‘Ama yeterince cesur değilsin.’’ ‘‘İşte orada haklısın.’’ Yeniden şekle girmiş olabilirim ama yine de tenimi pek göstermiyorum; birkaç nedenden dolayı. İkinci biramızdan sonra Maggie bana doğru eğiliyor. ‘‘Bardaki yeni çocuğa bak. Senden gözlerini ayırmıyor.’’ Dönüp yüzlere şöyle bir göz atıyorum. İlgimi çeken bir şey yok, her zamanki gibi. Ama sonra onu görüyorum ve nefesim kesiliyor. ‘‘Aval aval bakma.’’ Maggie beni dürtüyor, birası çalkalanıyor. Ona dönüyorum. Bu imkânsız. Hep rüyalarımda gördüğüm çocuğa benziyor. Aynen onun gibi: kısa kirli sarı saçlar, yeni uyanmış gibi dağınık, güzel olamayacak kadar erkeksi bir yüz ve ince, kaslı bir vücut. Tişört ve kot pantolon. 16