Temmuz 2019 temmuz2019 | Page 49

Ukba’daki Kazancımız Gülden Bayraktar Saat gece yarısını çoktan geçmiş. Önümde yapılması gereken işler listesi. Bakıyorum da yapılacak daha ne çok iş var. Ben ise yorgun... Ama bir yanımda yorgun olduğu kadar huzurlu. Hatta kendime bir keyif kahvesi bile yapabilirim... İnsanın yorgunluğu bedeni ile alakadar olunca bunu geçiştirebiliyor. Bir kahve, biraz uyku veyahut da kısa bir mola ile... Benimki de öyle bir yorgunluk, yorgunluğum... Sızlıyor kemiklerim, burdayım diyor romatizmam. Günüm yoğun, bedenim yorgun, kısa bir mola veriyorum dinlenmek için; o arada oturup, yorgunluğumu yazıyorum. Bedenimin yorulduğu doğru ama gönlüm bu yorgunlukla huzurlu... İnsan hem yorgun hem mutlu olabilir mi peki..? Evet olur. Buraya bir tebessüm iliştirerek devam ediyorum. Mutluluk bedenimizi yoran işin ruhunda saklı. Bir tebessüm için yorduysak bedenimizi, su olduysak bir fidana, omzuna omuz verdiysek yükünün altında ezilmiş olana... Mutlu olur yorulduğumuza sebep olan işlerin ruhu, bize gülümser uzaktan. Bu gülümsemedir işte bizi de mutlu eden, yorgunluğumuzun içinde... Dünya hiç de güzel bir yer değildir diyenlere sorun bakalım, dünya güzelleşsin diye ne yapmışlar demişti, çok sevdiğim bir hocam. Dünya güzel olur biz güzel olursak diye de eklemişti. Olduğumuz yeri güzelleştirmek bizim elimizde ve mutlu olmak kalbimizin niyetinde gizli. 49