TED Meşale Dergisi Haziran 2011 12. Sayı | Page 30
KÜLTÜR SANAT
MİNYAKÜLTÜR
“MİNYATÜR KÜLTÜRÜ”
Serhan TURGUT
“Minyatür” deyince aklınıza nesnelerin gerçek boyutlarından daha küçük
kopyaları geliyor, değil mi? Düşünsenize, ufacık tefeciklerin içi minnacıklarla
dolu dünyasındasınız... Peki ya siz, siz bu dünyada kimsiniz? Siz bu küçücük
dünyanın devlerisiniz. Adımlarınızla coğrafyayı değiştiriyor, nefesinizle fırtınalar
doğuruyorsunuz.
Her ne kadar biz bu kelimeyi pek o karşılığını
hesaba katarak kullanmasak da minyatür aslında
çok değerli bir “sanat”. Minyatür kelimesinin, aslı
“minus” olan ve küçük ölçülerde anlamına gelen
“minyon” kelimesinden geldiği söylenir. Latincede
ise “minium”, kurşun oksidinden elde edilen
kırmızı renkli bir boyadır. Bu boya, kalıcı ve akıcı
oluşu yüzünden Orta Asya resim sanatında olsun,
Orta Çağ Avrupa’sının kitap süslemelerinde olsun
sanatkârlar tarafından daima tercih edilmiştir.
Minyatürler kitap resimleri olarak da adlandırılabilirler,
yani gerçekten “küçük”türler. Sanatın her dalında
bir eseri büyük ve küçük yapmanın farklı zorluk
dereceleri vardır. Bu dereceler kimi zaman sanat dalı
normallerinin üzerine çıkar, kimi zaman da bu daldan
düşerler. Fakat minyatür öyle bir sanattır ki… Resim
ana sanat dalı üzerindeki en narin çiçek olduğu
söylenebilir.
Yavru Kedi Mi?
Minyatür, Doğu ve Batı dünyasında çok eskiden
beri bilinen bir resim tarzıdır. Ama minyatürün bir
Doğu sanatı olduğunu, Batı’ya Doğu’dan geldiğini
ileri sürenler vardır. Doğu ve Batı minyatürleri
resim sanatı yönünden hemen hemen birbirinin
aynı olmakla birlikte renk ve biçimlerde, konularda
ayrılıklar görülür. Çizgileri çizmek ve ince ayrıntıları
işlemek için yavru kedilerin tüylerinden yapılan ve
“tüykalem“ denen çok ince fırçalar tercih edilir(miş)…
“İşte size kalem kutunuzu yastığa çevirecek sayıda
tüykalem üretebilmenizi sağlayacak bir tomar tüy”
desem, bana bir minyatür çizebilir misiniz? Bence
fırça tutmayı seviyorsanız ve kendinize güveniyorsanız
–ki güvenmelisiniz– elbette çizebilirsiniz. Geçmişe
dönüyoruz ve de ne görüyoruz… Her şey yerli
yerinde ve zamanı zamanında… Tüylerle yapılan
kalemin yanında, boyama işi için de çeşitli fırçalar
var(mış). Renklere saydamlık kazandırmak için de
bu yüzeyin üzerine bir kat da altın tozu sürülür(müş).
28
“Önemli Olan, O Küçük Resme
Nasıl Baktığınız”
Sanat, insan ruhunun dünyayı algılayışının
yansımasıdır ve bu yansımayı koyduğunuz kutu ne
kadar küçükse o kadar parlak olacaktır. Bir ampul
100 metrekareyi değil, 1 metrekareyi çok daha iyi
aydınlatır. Önemli olan sizin ne kadar metrekarelik bir
bakış açısıyla o “küçük” resme baktığınızdır. Dünyayı
küçük çizdiniz diye dünya küçülmez. Aksine size
daha gerçekçi, daha kabul edilebilir gözükür.
El emeği, göz bebeği bir sanattır minyatür ve bilinen
en eski örnekleri antik Mısır’da (M.Ö. 2. yüzyılda)