Mülkiyet Hakkının İçeriği, Kapsamı ve Çeşitleri
veya takılan, ya da, onunla birleştirilen menkul eşya, asıl eşyanın eklentisidir. Örnek: Gözlük
ve kılıfı.
a. Eklenti’nin Özellikleri
• Eklenti daima menkul bir eşyadır.
• Eklenti daima bağımsız bir eşyadır.
• Asıl eşya hem menkul, hem de gayrı menkul eşyadan olabilir.
• Eklenti asıl eşyadan değerli olabilir.
• Eklenti ile asıl eşya arasındaki ilişki çok sıkı olmamakla birlikte dışarıdan fark
edilebilecek bir ilişkidir.
• Eklenti ile asıl eşya arasında, amaca yönelik fonksiyonel bir ilişki vardır. Asıl eşyanın
kullanılması, işletilmesi ve korunmasına yardım eder.
• Aralarındaki dahili ilişki sürekli olmalıdır.
• Bunlara ilave olarak kişinin kendi iradesi ile bir menkul eşyanın eklenti (teferruat)
olup olmadığı belirlenmiş olabilir. Eğer böyle bir iradi belirleme yoksa mahalli örfe
bakılarak karar verilir. İradi belirleme bir karine niteliğindedir. Ancak objektif şartların
varlığı halinde geçerli sayılır. Yerel adetlere, iradî belirleme yoksa başvurulur.
b. Eklenti Olmanın Sonuçları
Ayni Haklar Bakımından: Eklenti, bütünleyici parçadan farklı olarak, asıl eşyadan
bağımsız bir menkul eşya niteliği taşıdığından, ayrı bir ayni hakka konu teşkil eder. Başka bir
değişle, asıl eşya üzerinde ayrı eklenti üzerinde ayrı bir mülkiyet söz konusu olabilir.
Tasarrufî İşlem Bakımından: Ayni haklar bakımından yukarıdaki gibi olmakla beraber,
tasarrufî işlem bakımından eklenti asıl eşya ile birlikte değerlendirilir. Örneğin; Asıl eşya
başkasına temlik edilirse veya rehin edilirse ya da üzerine başka bir ayni hak tesis edilirse
aynî hak asıl eşyanın istisna edilmeyen eklentisini de kapsar. Genel kural bu olmakla beraber,
taraflar aralarında yapacakları sözleşmelerle, tasarrufî işlemlerle eklentiyi ayırıp tasarrufun
(temlik, rehin, intifa) kapsamayacağı kararlaştırılabilir.
3. Bütünleyici Parça ile Eklenti Arasındaki Farklar
• Bütünleyici parça olmaksızın asıl eşya tam sayılmaz. Örneğin: Arazi üzerindeki bina,
ağaç kaynak arazinin bütünleyici parçasıdır. Bütünleyici parça asıl eşyanın kaderine
tabidir, onun üzerinde aynî hak tesis edilemez.
115