RM 01 | Page 206

HE NAMED THIS IMPORTANT WATCH “OYSTER” BECAUSE OF THE FACT THAT, LIKE AN OYSTER, IT CAN REMAIN AN UNLIMITED TIME UNDER WATER WITHOUT DETRIMENT TO ITS PARTS. Hans Wilsdorf had made precision his top priority. In 1910, a Rolex was the very first wristwatch to obtain a chronometer certificate – an official mark of precision. It showed for the first time that a wristwatch could be as precise as a pocket watch, the benchmark in those days. Until then wristwatches had been considered jewelry items of particular appeal to women and lacking in precision. After conquering precision, Hans Wilsdorf turned his attention to overcoming the other challenges. The introduction of the Oyster marked a second fundamental milestone in the realization of Hans Wilsdorf ’s vision. He named this important watch “Oyster” because of the fact that, like an oyster, it can remain an unlimited time under water without detriment to its parts. To convince the world that the Oyster was waterproof – at a time when such a concept was barely conceivable – Rolex retailers in England were asked to display a goldfish bowl in their window with an Oyster watch submerged among the aquarium plants and fish. The exceptional robustness and reliability of  the Oyster have established it as the watch of reference for explorers and pioneers in many fields. As such, it has accompanied famous expeditions and exploits of the 20th and 21st centuries; so many world records and outstanding achievements that have forged the iconic status of Rolex Oyster watches. 2012, ROLEX DEEPSEA CHALLENGE AND 1960, ROLEX DEEP SEA SPECIAL 202 Hans Wilsdorf için dakiklik, ulaşılması gereken ilk hedefti. Nihayet 1910 yılında bir Rolex saati, resmi dakiklik belgesi “kronometre sertifikası”nı kazanan ilk kol saati olmuştu. Böylece kol saatlerinin de o günlerin en güvenilir saatleri olan cep saatleri kadar dakik olabileceğini ilk defa ispatladı. O zamana kadar kol saatleri, dakik olmayan ve çoğunlukla kadınların itibar ettiği bir mücevher olarak görülüyordu. Bu başarının ardından Hans Wilsdorf, bütün dikkatini sıradaki zorlukları aşmaya verdi. Oyster ile Wilsdorf ’un vizyonundaki hedeflerden biri daha gerçek olmuştu. Bu önemli modele, tıpkı bir istiridye gibi su altında yıllarca kalsa bile içindeki parçalara zarar gelmediği için “Oyster” (Tr. İstiridye) adını verdi. O dönemlerde su geçirmez saat, çok inanılır bir konsept değildi. Oyster’in gerçekten su geçirmez olduğunu dünyaya ispatlamak için İngiltere’deki Rolex satıcıları, vitrinlerinde Oyster’i su dolu bir balık fanusunda sergiliyorlardı. Olağanüstü dayanıklılığı ve güvenilirliği ile Oyster, farklı alanlardaki pek çok kaşif ve öncü için tercih edilen saat haline geldi. Rolex Oyster, 20. ve 21. yüzyılın en ünlü keşif ve maceralarına eşlik etti. Sayısız dünya rekoru ve akıllarda yer eden başarılar, Oyster saatlerinin ikonik statüsüne kavuşmasına yardımcı oldu. En yüksek zirvelerden en uzak köşelere… DEEPSEA UNDER THE POLE, 2010