“Sabah
çarşafını yatağın kenarında veya üstünde bulanlarda uykuda hareket bozukluğu
olabilir” uyarısı yapan Aksu, uykuda hareket bozukluğunun en önemli belirtisinin,
yatakta çok hareket etmek olduğunu ancak bu hareketlerin çoğunun hasta tarafından hatırlanmadığını anlattı. Bu tür rahatsızlıkların kalp krizi ve felce bile yol
açtığına dikkati çeken Aksu, “Uykunun yetersiz olması ev ve iş kazalarına davetiye
çıkarır” uyarısında bulundu.
Uykuda hareket bozukluğuna karşı ilaç
tedavisi uygulandığını ifade eden Aksu,
sık görülen hareket bozukluklarından diş
gıcırdatmasında ise gece ağız içine takılan protezler ya da botoks uygulamasının
yararlı olduğunu, çiğneme ve şakak kaslarına düşük dozda uygulanan botoksun
en az 6 ay süreyle bu rahatsızlığı önlediğini belirtti. Türk Nöroloji Derneği Uyku Bozuklukları Çalışma Grubu Başkanı ve Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Hikmet Yılmaz da “parasomni” denilen,
anormal hareket ve davranışların, uykuya
dalarken, yüzeysel uyku veya derin uykuda ya da rüyaların gözlendiği REM uykusunda görüldüğünü söyledi.
Bunların genellikle çocukluk yaşlarında başladığını, yaş ilerledikçe parasomnilerin sıklık ve şiddetinin azaldığını ifade
eden Yılmaz, “Parasomniler, temel uyku
bozukluğu olabileceği gibi baş ağrısı, nöbet, astım, aritmi, gastroözefajial reflü
gibi altta yatan çeşitli bozukluk ve belirtilere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bu
nedenle parasomnilerin nedenini ortaya
çıkarabilmek için görüntüleme yöntemleri ve diğer rutin tetkiklerin yapılması gerekir” diye konuştu. Parasomnilerin bazen
epilepsi ile karıştırıldığına dikkati çeken
Yılmaz, genetik yatkınlık, çevresel, uyku
devamlılığını ve bütünlüğünü bozan veya
psikososyal stres faktörler, ateşli hastalıklar, ilaçlar, solunum bozuklukları, alkol
ya da madde kullanımı veya yoksunluğunun sorunun ortaya çıkmasına yol açabil-
diğini vurguladı. Prof. Dr. Yılmaz, uyku bozukluklarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Parasomnilerin hangi uyku evresinde olduğu, nedenin belirlenmesinde ve tedavide önemlidir. Gecenin ilk birkaç saati içerisinde ortaya çıkan, kişinin sabah hatırlayabildiği bir parasomni için ayırıcı tanıda uyku terörü ön plana çıkarken sabaha karşı görülen, belirgin terleme, çarpıntı gibi bulgular ve sabah hatırlanamayan
bir atakta ayırıcı tanıda kabus bozukluğu
akla gelir.”
Ebeveynler ve eşlerden alınan öykülerin
önemine işaret eden Yılmaz, “Çocuklar
ataklar sırasında yaşadıklarını iyi tanımlayamadıkları ve yeterli öykü veremedikleri için bunların değerlendirilmesinde ebeveynlerin katkıları gerekir. Yatak arkadaşlarından ya da ebeveynlerden aldığımız
öyküler bu açıdan önemli” şeklinde konuştu. Bilim adamları insanların uyurken
aldıkları pozisyonların onların karakterlerini yansıttıklarını söylüyor. Konu üzerine araştırmalar yapmış Uyku Bilim MerMAYIS 2013
SAGLIK 3
95
5/13/14 1:18 AM