Etkinlik
Rönesans’ın Altın Dehası:
Da Vinci
Bundan beş yüzyıl önce Milano’da, bir manastırın yemek
salonu için resmedilen başyapıt sanat tarihinin kırılma
noktalarından birini yarattı. 16. yüzyıla adeta damgasını
vuran tuvalin sahibi, ölümünden sonraki asırlarda da İtalyan Rönesansı’nın neredeyse tanrı benzeri bir simgesine
dönüştürüldü. Akıllardaki Rönesans dahisinin romantik
imgesine hayat veren bu ikon, şüphesiz asıl adıyla Leonardo di ser Piero da Vinci ve onun “Son Akşam Yemeği” idi.
Günümüzde Louvre’un duvarlarını süsleyen Mona Lisa’yı
bir kenara bırakırsak Da Vinci hakkında ne söyleyebilirsiniz?
ÖR
Leonardo’nun bir ekol haline dönüşme hikayesi Mona Lisa’nın çok daha öncesinde, 1452‘de Toscana’nın Vinci kasabasında yaşamı kucaklamasıyla başladı. Her türlü öğretinin düşünce sistemini etkileyecek, yeteneğini yönelttiği
hayret verici düşünceler ve disiplinler ancak ölümünden
yüzyıllar sonra net bir şekilde anlamlanmaya başladı. 19.
yüzyılın sonunda ulaşılan eskiz defterleri, fikirleriyle ve yetenekleriyle hayrete düşürdüğü insanlar üzerinde Leonardo’ya dair çok yönlü bir bilgin algısının gelişmesini sağladı.
NE
KT
İR
Erken yaşta gelişen yeteneği ile mekanik eskizleri yapmaya
başlayarak, özellikle kuşları inceleyerek betimlediği uçuş
makinesi, mucitliğini gözler önüne serdi. Davet edildiği
büyük sanat hamisi Milano Dükü Sforza’nın seçkin sanat
camiasında, önde gelen mühendisler ve sanatçılarla çalış-
maya başladı. 1485 – 1490 yılları arasında doğa, mekanik,
geometri ve uçuş makinelerinin yanı sıra kilise, kale, kanal
gibi mimari yapılarla ilgilendi, anatomi çalışmaları yaptı ve
öğrenciler yetiştirdi. Da Vinci, Fransız işgaline dek kaldığı
kalede silah tasarımları da yaptı
78