Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2012 | Page 78

Etkinlik Rönesans’ın Altın Dehası: Da Vinci Bundan beş yüzyıl önce Milano’da, bir manastırın yemek salonu için resmedilen başyapıt sanat tarihinin kırılma noktalarından birini yarattı. 16. yüzyıla adeta damgasını vuran tuvalin sahibi, ölümünden sonraki asırlarda da İtalyan Rönesansı’nın neredeyse tanrı benzeri bir simgesine dönüştürüldü. Akıllardaki Rönesans dahisinin romantik imgesine hayat veren bu ikon, şüphesiz asıl adıyla Leonardo di ser Piero da Vinci ve onun “Son Akşam Yemeği” idi. Günümüzde Louvre’un duvarlarını süsleyen Mona Lisa’yı bir kenara bırakırsak Da Vinci hakkında ne söyleyebilirsiniz? ÖR Leonardo’nun bir ekol haline dönüşme hikayesi Mona Lisa’nın çok daha öncesinde, 1452‘de Toscana’nın Vinci kasabasında yaşamı kucaklamasıyla başladı. Her türlü öğretinin düşünce sistemini etkileyecek, yeteneğini yönelttiği hayret verici düşünceler ve disiplinler ancak ölümünden yüzyıllar sonra net bir şekilde anlamlanmaya başladı. 19. yüzyılın sonunda ulaşılan eskiz defterleri, fikirleriyle ve yetenekleriyle hayrete düşürdüğü insanlar üzerinde Leonardo’ya dair çok yönlü bir bilgin algısının gelişmesini sağladı. NE KT İR Erken yaşta gelişen yeteneği ile mekanik eskizleri yapmaya başlayarak, özellikle kuşları inceleyerek betimlediği uçuş makinesi, mucitliğini gözler önüne serdi. Davet edildiği büyük sanat hamisi Milano Dükü Sforza’nın seçkin sanat camiasında, önde gelen mühendisler ve sanatçılarla çalış- maya başladı. 1485 – 1490 yılları arasında doğa, mekanik, geometri ve uçuş makinelerinin yanı sıra kilise, kale, kanal gibi mimari yapılarla ilgilendi, anatomi çalışmaları yaptı ve öğrenciler yetiştirdi. Da Vinci, Fransız işgaline dek kaldığı kalede silah tasarımları da yaptı 78