Etkinlik
Dildeki Bozulmalar
ÖR
NE
KT
İnsanı insan yapan, bizleri diğer canlılardan ayıran şey
nedir? Akıl mı bizi biz yapan yoksa kısmen de olsa hür
irademiz mi? Herhalde ikisi birden bu soruya cevap olabilir. Ne oldu da gelişmemizde, insanlığımızda sıçramalar
meydana geldi? Öncesinde amacın sadece yiyecek ve saklanabilecek yerler bulup ısınmak, avlanmak ve korunmak
için ateşi kullanarak hayatların devam ettirilmesiyken ne
oldu da düşünce sistemimiz köklü bir şekilde değişti?
Tüm bu gelişmeler şu ana kadar en büyük icat sayesinde
gerçekleşti. Birkaç bin yıl önce yazı icat edildi.
“Çok da önemli değilmiş” diyebilirsiniz. Yazıyı küçümseyebilirsiniz de. Fakat bunun böyle olmadığını insanlar
yüzlerce yıldır kullandığı her harfle insanlığa katkı sağlayarak kanıtlıyor ve kanıtlamaya da devam edecek.
Yazıdan önce de insanlar birbirleriyle iletişim kuruyorlardı. Ticaret vasıtasıyla mallar takas edilirken bir yandan
da teknolojik gelişmeler aktarılıyordu. Fakat bu, bir veya en
fazla iki nesille sınırlıydı. İnsanlar kendilerinden sonraki
nesillere seslenemiyor, bilgilerini onlara aktaramıyorlardı.
Dolayısıyla her nesil, bir önceki nesilde icat edilen ya da
keşfedilen bir şeyi tekrarlamak zorunda kalıyordu. Fakat
yazıyla beraber insanlar önemli olayları, bilimsel gelişmeleri kaydetmeye başladı ve sonraki nesiller her seferinde
sıfırdan başlamak yerine, kendilerinden önce oluşturul-
İR
muş yazıtların ışığında yol almaya devam etti. Böylece tarih yazıldı, bilim kademeli olarak ilerledi; kültürler oluştu
ve insan biraz daha sanata ve felsefeye yöneldi. Savaşlar
yazıyla mühürlendi ve insanlar şunu söyledi: ‘’Söz uçar,
yazı kalır.’’
İnsanlar yazıya ilk olarak hiyerogliflerle başladı. Değişik
şekillere anlam yükleyerek önemli olayları sonraki nesillere aktarmaya çalıştılar. Hiyeroglifler zamanla yerini harf
diyebileceğimiz daha basit sembollere bıraktı. Yazıyı kulllananlar giderek arttı. Ve yazı artan bir ivmeyle gelişmeye
devam etti. En sonunda da harfler ortaya çıktı.
İnsanlar her ne kadar farklı dilleri kullanıyor olsa da ticaret ve savaşların etkisiyle giderek kaynaşmaya başladılar.
Diller arasında kelime takasları meydana geldi. Ticarette
ve savaşta üstün olan imparatorlukların dilleri yayılmaya
başladı.
Yazı olmadan kültürler ve dolayısıyla da insanlık varlığını
çok sürdüremez. İşte bu noktayı yüzlerce yıl önce fark etmiş olan Kaşgarlı Mahmud, Türk boylarının kültürünü
ve dillerini korumak, bu bilgileri tüm dünyaya göstermek
amacıyla Divan-ı Lügati’t-Türk’ü yazdı. Bu Türklerin ilk
sözlüğüydü ve Kaşgarlı Mahmud’un muazzam uğraşları
sayesinde Türk boyları hakkında yüzlerce bilgi ya sayesinde
günümüze ulaştı.
76