Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2012 | Page 76

Etkinlik Dildeki Bozulmalar ÖR NE KT İnsanı insan yapan, bizleri diğer canlılardan ayıran şey nedir? Akıl mı bizi biz yapan yoksa kısmen de olsa hür irademiz mi? Herhalde ikisi birden bu soruya cevap olabilir. Ne oldu da gelişmemizde, insanlığımızda sıçramalar meydana geldi? Öncesinde amacın sadece yiyecek ve saklanabilecek yerler bulup ısınmak, avlanmak ve korunmak için ateşi kullanarak hayatların devam ettirilmesiyken ne oldu da düşünce sistemimiz köklü bir şekilde değişti? Tüm bu gelişmeler şu ana kadar en büyük icat sayesinde gerçekleşti. Birkaç bin yıl önce yazı icat edildi. “Çok da önemli değilmiş” diyebilirsiniz. Yazıyı küçümseyebilirsiniz de. Fakat bunun böyle olmadığını insanlar yüzlerce yıldır kullandığı her harfle insanlığa katkı sağlayarak kanıtlıyor ve kanıtlamaya da devam edecek. Yazıdan önce de insanlar birbirleriyle iletişim kuruyorlardı. Ticaret vasıtasıyla mallar takas edilirken bir yandan da teknolojik gelişmeler aktarılıyordu. Fakat bu, bir veya en fazla iki nesille sınırlıydı. İnsanlar kendilerinden sonraki nesillere seslenemiyor, bilgilerini onlara aktaramıyorlardı. Dolayısıyla her nesil, bir önceki nesilde icat edilen ya da keşfedilen bir şeyi tekrarlamak zorunda kalıyordu. Fakat yazıyla beraber insanlar önemli olayları, bilimsel gelişmeleri kaydetmeye başladı ve sonraki nesiller her seferinde sıfırdan başlamak yerine, kendilerinden önce oluşturul- İR muş yazıtların ışığında yol almaya devam etti. Böylece tarih yazıldı, bilim kademeli olarak ilerledi; kültürler oluştu ve insan biraz daha sanata ve felsefeye yöneldi. Savaşlar yazıyla mühürlendi ve insanlar şunu söyledi: ‘’Söz uçar, yazı kalır.’’ İnsanlar yazıya ilk olarak hiyerogliflerle başladı. Değişik şekillere anlam yükleyerek önemli olayları sonraki nesillere aktarmaya çalıştılar. Hiyeroglifler zamanla yerini harf diyebileceğimiz daha basit sembollere bıraktı. Yazıyı kulllananlar giderek arttı. Ve yazı artan bir ivmeyle gelişmeye devam etti. En sonunda da harfler ortaya çıktı. İnsanlar her ne kadar farklı dilleri kullanıyor olsa da ticaret ve savaşların etkisiyle giderek kaynaşmaya başladılar. Diller arasında kelime takasları meydana geldi. Ticarette ve savaşta üstün olan imparatorlukların dilleri yayılmaya başladı. Yazı olmadan kültürler ve dolayısıyla da insanlık varlığını çok sürdüremez. İşte bu noktayı yüzlerce yıl önce fark etmiş olan Kaşgarlı Mahmud, Türk boylarının kültürünü ve dillerini korumak, bu bilgileri tüm dünyaya göstermek amacıyla Divan-ı Lügati’t-Türk’ü yazdı. Bu Türklerin ilk sözlüğüydü ve Kaşgarlı Mahmud’un muazzam uğraşları sayesinde Türk boyları hakkında yüzlerce bilgi ya sayesinde günümüze ulaştı. 76