Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2012 | Page 40

Etkinlik “Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika’dan ibaret değildir.” Charlie Chaplin Sinema, temeline insan beynini ve gözün yanılsama özelliğini almıştır. Yanılsama dediğimiz olay Ana Britannica Ansiklopedisi’nde, “Beynin, gözün ağ tabakası üzerine düşen görüntüyü kaybolmasından sonra da kısa bir süre algılanmayı sürdürmesi ve ardışık ağ tabaka görüntülerinin, hareket eder biçimde algılanması olayıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aslında gözün bu özelliği sinemanın oluşmasında en büyük etken olmuştur. Bu özellik fotoğrafın bulunmasından çok önce biliniyordu. Bu nedenle insanlar her sayfasına hareketin farklı karelerini çizerek kitaplar oluşturuyor ve sayfaların hızla çevrilmesiyle sürekli bir hareket etkisi elde ediyorlardı. ÖR NE Diyalogları olmayan sessiz filmler, bir döneme damgasını vurdu ve o dönem ‘Gümüş Ekran Dönemi’ olarak adlandırıldı. Sessiz filmler hiçbir diyalog içermeden bize anlatılmak istenen olayı ve duyguyu kelimelerle değil de sadece hareketlerle aktarması sebebiyle 3D teknolojisinin olduğu bir dönemde bile hala izleyenleri büyüleyebiliyor. İlk ciddi sahne tecrübesini ‘The Eight Lancashire Lads’ adlı bir grupla yaşayan Chaplin kendisini bekleyen gelecekten habersizdi. Sdney’in ardından 1908’de katıldığı Fred Karno Kumpanyası onun için bir dönüm noktası olacaktı. 1913 yılında turnede bir gösteri sırasında Marck Sennett’in dikkatini çekecek ve onun desteğiyle Keystone Stüdyoları’yla bir anlaşma imzalayacaktı. Attığı bu imzanın ona getireceği büyük şöhretten habersizdi. Henry Lehrman’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ‘Making A Life’ adlı tek makaralık filmi ile 1914 yılında hayatının geri kalan her dakikasını geçireceği sinemaya adım attı. Sonraki bir yıl içinde Keystone ile birlikte tam 35 filmde rol alacak ve hızla ünlü olacaktı. Bu sırada çektiği ‘Kid Auto Races in Venice’ filminde yarattığı bol pantolonlu, melon şapkalı, bastonlu, sakar ve komik karakter Charlot (Şarlo) ile özdeşleşecek ve Charlie Chaplin isminden çok Charlot lakabıyla anılmaya başlayacaktı. KT İR Film dedik, sinema dedik, sessiz filmlerden bahsettik. Bunlardan söz edip de Charlie Chaplin’e yer vermemek olmaz. Hepimizin tanıdığı, bildiği, adını duyar duymaz melon şapkalı, bol pantolonlu görüntüsüyle gözümüzde canlanan sessiz filmlerin komik yıldızı, Charlie Chaplin, 16 Nisan 1889’da Londra’nın fakir semtlerinden birinde, Walwoth’ta, dünyaya geldi. Asıl adı Charlie Spencer Chaplin olan sanatçının annesi ve babası da profesyonel birer sanatçıydılar. Çeşitli müzik hollerde ve tiyatrolarda çalışan anne ve babası, o henüz üç yaşına gelmeden ayrıldılar. Chaplin zorluklarla dolu yaşantısına rağmen sinema alanında hep başarılarıyla adından söz ettirdi. 40