Türkiye’deki İK uygulamaları ve İK uygulamalarının geldiği nokta
hakkında neler düşünüyorsunuz?
altındayız. ‘Bombardıman’ diyorum dikkat ederseniz. Bazen gerçekten
akli ve ruhi sağlığımız için bu saldırıdan korunmamız gerekiyor.
Türkiye’de 10-15 yıl öncesinin İK zihniyeti devam ediyor. 21. Yüzyıl,
devam eden büyük bir İK’cı kitle var. Gelişmeleri yakından takip
Sosyal medya meraklılarına kişisel bloglarını oluştururken tavsiye
edebileceğiniz teknikler var mı?
etmediklerini düşünüyorum. Türkiye’de basılan İK kitabı sayısı ve
Teknikten ziyade yazma disiplinine sahip olsunlar. İçerik üretimi
çeşitliliği de bunun en büyük kanıtı. Sayı çok az. Neden? Talep yok.
zordur ama keyiflidir. Getirisi de çoktur. İçerik üretebilmek için
Okuyan olmayınca kitap da basılmıyor. Dünya ‘Yetenek Yönetimi’ diye
çok okumak, araştırma yapmak gerekir. Bu kişiyi çok geliştirir. Her
inliyor. Ülkemizde konu hakkında bir adet Türkçe kitap var. İK’cıların
yazıyorlarsa bir süre sonra o konuda etraflarından çok farklı boyutlara
okumayı sevmediklerini ve teknoloji ile barışık olmadıklarını
geldiklerini görecekler. Fark yarattıklarını farkedecekler. Bu farklılık
düşünüyorum. Daha geçen sene özellikle yaşıtım meslektaşlarıma
başarı yolunu açıyor.
bilgi ve teknoloji çağına entegre olamamış sanayi çağında yşamaya
“Blogumun adı Kaynağım İnsan” deyince birçoğu cevaben “blog
nedir?” diye soruyordu. Bu yıl neyseki soran olmadı.
yönetim ortağı olmak istiyorsa her işi, sektörü bilmelidir. Bu yolda
Balanced scorecard denilince ‘’Kurumsal Karne, Performans Karnesi,
Strateji Uygulama’’ gibi ölçme ve değerlendirmeyi kapsayan birçok
terim akla geliyor. Uygulama çoğunluk tarafından yanlış bir şekilde
kullanılıyor. Bizlere bu uygulama hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi verir
misiniz?
kendini geliştirmelidir. Her işe sayısal verileri ile hakim olabilme-
Şirketler rekabetin yoğun olduğu piyasa koşullarında vizyonlarını ve
lidir. Bir İK’cı meraklı ve sorgulayıcı olmalıdır. Sürekli neden ve nasıl
onları bu vizyona ulaştıracak hedeflerini koyuyorlar. Bu hedeflerin el-
diye sormalıdır? Bu iki soru gelişim ve üretkenliği sağlar. Cesaretli
bette en önemlileri ciro ve karlılık hedefleri. Yıl başında ciro ve karlılık
olmalıdır. Gördüğü yanlışlıkları, eksiklikleri rahatça ifade edebilme-
hedefi koyup, sene sonunda bu hedefler tutmayınca şirketler işin deri-
lidir. Kendi kendini motive edebilmelidir. Bireysel gelişimine emek,
nine inme ihtiyacı duyuyor. Şirket karnesi bu ihtiyaca cevap verecek
zaman ve para harcamalıdır. Çok yönlü olmalıdır.
sistematiği sunuyor kurumlara. Şirketin alt süreçlerini de ölçülebilir,
Sizce başarılı ve etkili bir İK’cı olmak hangi kualifikasyonları gerektirir?
Optimizm en değer bana göre. İnsanla ilgilenmek zordur. İnsanı
koşulsuz sevmeniz gerekir. Ardından elbette geniş perspektifte
iş bilgisi. Sadece İK işini bilmek değil, iyi bir İK’cı eğer stratejik
sayılarla ifade edilebilir hale getiriyor.
Günümüz medyasındaki kirlilik içerisinde doğru ve güvenilir kaynaktan
alınmış bilgi ve sayfaları nasıl ayırt edebiliriz?
Performans karnesi aslen bir ağaç. Kurumun hedefleri bölüm hedefle-
Bunu ayırt edebilmek gerçekten zor. Bir haberi, olayı birden çok
rinin oluşmasına, bölüm hedefleri de bireysel hedeflerin oluşmasında
kaynaktan takip etmeyi tercih ediyorum. Sonra sentez yapıyorum.
kaynaklık ediyor. Bütün hedeflerin başarı ölçütleri tespit ediliyor ve
Sıklıkla aklım karışmıyor değil ama böyle zamanlarda da bir sonuca
dönem sonunda hangi hedefin ne derece tuttuğu sayılar ile ifade edili-
varabilmek için “zaman en iyi ilaçtır” diyorum. Teknoloji nedeniyle
yor.
hiçbir zaman olmadığı kadar büyük bir bilgi ve veri bombardımanı
Profil | 45