Profil 2015 Sayı:12 Jun. 2011 | Page 45

Türkiye’deki İK uygulamaları ve İK uygulamalarının geldiği nokta hakkında neler düşünüyorsunuz? altındayız. ‘Bombardıman’ diyorum dikkat ederseniz. Bazen gerçekten akli ve ruhi sağlığımız için bu saldırıdan korunmamız gerekiyor. Türkiye’de 10-15 yıl öncesinin İK zihniyeti devam ediyor. 21. Yüzyıl, devam eden büyük bir İK’cı kitle var. Gelişmeleri yakından takip Sosyal medya meraklılarına kişisel bloglarını oluştururken tavsiye edebileceğiniz teknikler var mı? etmediklerini düşünüyorum. Türkiye’de basılan İK kitabı sayısı ve Teknikten ziyade yazma disiplinine sahip olsunlar. İçerik üretimi çeşitliliği de bunun en büyük kanıtı. Sayı çok az. Neden? Talep yok. zordur ama keyiflidir. Getirisi de çoktur. İçerik üretebilmek için Okuyan olmayınca kitap da basılmıyor. Dünya ‘Yetenek Yönetimi’ diye çok okumak, araştırma yapmak gerekir. Bu kişiyi çok geliştirir. Her inliyor. Ülkemizde konu hakkında bir adet Türkçe kitap var. İK’cıların yazıyorlarsa bir süre sonra o konuda etraflarından çok farklı boyutlara okumayı sevmediklerini ve teknoloji ile barışık olmadıklarını geldiklerini görecekler. Fark yarattıklarını farkedecekler. Bu farklılık düşünüyorum. Daha geçen sene özellikle yaşıtım meslektaşlarıma başarı yolunu açıyor. bilgi ve teknoloji çağına entegre olamamış sanayi çağında yşamaya “Blogumun adı Kaynağım İnsan” deyince birçoğu cevaben “blog nedir?” diye soruyordu. Bu yıl neyseki soran olmadı. yönetim ortağı olmak istiyorsa her işi, sektörü bilmelidir. Bu yolda Balanced scorecard denilince ‘’Kurumsal Karne, Performans Karnesi, Strateji Uygulama’’ gibi ölçme ve değerlendirmeyi kapsayan birçok terim akla geliyor. Uygulama çoğunluk tarafından yanlış bir şekilde kullanılıyor. Bizlere bu uygulama hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi verir misiniz? kendini geliştirmelidir. Her işe sayısal verileri ile hakim olabilme- Şirketler rekabetin yoğun olduğu piyasa koşullarında vizyonlarını ve lidir. Bir İK’cı meraklı ve sorgulayıcı olmalıdır. Sürekli neden ve nasıl onları bu vizyona ulaştıracak hedeflerini koyuyorlar. Bu hedeflerin el- diye sormalıdır? Bu iki soru gelişim ve üretkenliği sağlar. Cesaretli bette en önemlileri ciro ve karlılık hedefleri. Yıl başında ciro ve karlılık olmalıdır. Gördüğü yanlışlıkları, eksiklikleri rahatça ifade edebilme- hedefi koyup, sene sonunda bu hedefler tutmayınca şirketler işin deri- lidir. Kendi kendini motive edebilmelidir. Bireysel gelişimine emek, nine inme ihtiyacı duyuyor. Şirket karnesi bu ihtiyaca cevap verecek zaman ve para harcamalıdır. Çok yönlü olmalıdır. sistematiği sunuyor kurumlara. Şirketin alt süreçlerini de ölçülebilir, Sizce başarılı ve etkili bir İK’cı olmak hangi kualifikasyonları gerektirir? Optimizm en değer bana göre. İnsanla ilgilenmek zordur. İnsanı koşulsuz sevmeniz gerekir. Ardından elbette geniş perspektifte iş bilgisi. Sadece İK işini bilmek değil, iyi bir İK’cı eğer stratejik sayılarla ifade edilebilir hale getiriyor. Günümüz medyasındaki kirlilik içerisinde doğru ve güvenilir kaynaktan alınmış bilgi ve sayfaları nasıl ayırt edebiliriz? Performans karnesi aslen bir ağaç. Kurumun hedefleri bölüm hedefle- Bunu ayırt edebilmek gerçekten zor. Bir haberi, olayı birden çok rinin oluşmasına, bölüm hedefleri de bireysel hedeflerin oluşmasında kaynaktan takip etmeyi tercih ediyorum. Sonra sentez yapıyorum. kaynaklık ediyor. Bütün hedeflerin başarı ölçütleri tespit ediliyor ve Sıklıkla aklım karışmıyor değil ama böyle zamanlarda da bir sonuca dönem sonunda hangi hedefin ne derece tuttuğu sayılar ile ifade edili- varabilmek için “zaman en iyi ilaçtır” diyorum. Teknoloji nedeniyle yor. hiçbir zaman olmadığı kadar büyük bir bilgi ve veri bombardımanı Profil  |  45