DÜNYA MUTFAĞI
QUE TAL İŞLETMECİSİ BURCU ÇITAK
Que Tal
İstanbulluları yeni bir yeme içme anlayışı ile İspanya’da başlayıp dünyayı
etkisi altına alan tapas kültürünü (ufak porsiyonlarda hazırlanan çeşit çeşit atıştırmalıklar) yaşatan samimi bir ortam. Farklı tadları bir arada denetimleme imkanı sunan
bu konsept ekonomik yönüyle de oldukca cazip. İspanyadakiler gibi yol üstünde küçük, sıcak atmosferi ve iyi müzikleri ile uzun saatler kalkamayacağınız yeni yeme içme
mekanınız size yepyeni bir gastronomi deneyimi sunuyor.
Que Tal’ın İspanyolca’da ‘Naber’ anlamına geliyor.
Şehrin klasiklerinden olma yolunda ilerleyen Que Tal,
2011 Time Out İstanbul Yeme İçme Ödülleri’nde ‘En İyi Küçük Yemek’ ödülünün de sahibi oldu. Layıkıyla tapas yiyebileceğiniz Que Tal’in menüsü mekânın iki ortağı Ayça ve
Burcu Hanımların elinden çıkma… Sabah Que Tal’in kapısını onlar açıyor, gece onlar kapatıyor. İspanya seyahatlerinde edindikleri tapas merakını envai çeşit lezzetle sunuyorlar size. Mücver topları, ızgara ahtapot ve soğuk tapas tabakları en çok rağbet görenlerden… 1800’lü yıllarda
inşa edilmiş bir apartmanın giriş katındaki mekânın barı
ve ufak masaları uzun bir tapas keyfi için biçilmiş kaftan.
Menüde dönemsel olarak yaptıkları değişikliklerle heyecanı sürekli canlı tutuyorlar. Somon füme, ançüez-kırmızı
biber, çıtır nohut ile servis edilen ızgara İspanyol domuz
sucuğu ‘chorizo’, ızgara tavuk rulo, biberli ıspanaklı ‘rollo
76
DUNYAMUTFAGI 10
de pollo’, İspanyol domuz jambon çesitleri ‘iberico’, ‘serrano’, ‘chorizo’ ve ‘mortadella’dan oluşan jambon tabağı
en çok tercih edilenler arasında yer alıyor.
Böyle bir mekan açma fikrinin nasıl ortaya çıktığını sorduğumuz Burcu Hanım, “Her turizmci gibi bende kendime
ait bir mekan sahibi olmayı istiyordum. Ortağım Ayça Koçak ise zaten catering işiyle uğraşıyordu. Her ikimizde yemek yemeği ve içmeyi sevdiğimizden küçük bir restoran
açmaya karar verdik. Misafirlerin kendilerini rahat hissedecekleri, sevdiklerini mutlu edecekleri bir yer yapmak
istedik. Sevdiğimiz yeme içme anlayışı ve Türk yeme içme
kültürüne yakın bulduğumuz ufak ve çeşitli mezelerle hazırlanmış, küçük porsiyonlarda farklı yemekler ile son derece keyifli tapas konseptini kendimize özgü bir şekilde
yorumlayarak böyle bir mekanın ortaya çıkmasını sağladık. Farklı tatları bir arada deneyimleme imkânı sunan bu
konsept ekonomik yönüyle de oldukça cazip. İspanyadakiler gibi yol üstünde küçük, sıcak atmosferi ve iyi müzikleri ile uzun saatler kalkamayacağınız bir mekan hazırladık” diyor.
Dört yıldır restoran alanında hizmet verdiklerini belirten
Burcu Hanım, “İspanyol mutfağında domuz eti ve şarküteri ürünleri çok yer alıyor. Aynı zamanda Akdeniz esintisi de güçlü bir şekilde hissediliyor. İspanyada balık ve zeytinyağı çokça tüketiliyor. İspanya ziyaretlerimde benim ilgimi çeken başka bir özellik ise nohut yemeklerinin sayı-
sının fazla olmasıdır. Bir de İspanyol mutfağında Arap etkisi gözle görülebilecek derece fazladır. Nereye giderseniz gidin restoranların büyük bir çoğunda humus ya da
benzer yemekler menüde yer alıyor. İspanyol mutfağı genel itibariyle her bölgede benzer özellikler göstermekle birlikte kuzey ile güney arasında farklar gözle görülebilecek derecedir. Kuzey’de balık ve deniz ürünleri daha
çok kullanılırken güneyde et ve tahıllar ön plana çıkmaya başlıyor” diyor.
İspanyol yemeklerinin Türk damak tadına uygun olup olmadığını sorduğumuz Burcu Hanım, “İspanyol yemekleri
genel olarak bizim halkımızın damak tadına uygun. Akdeniz bölgesinde yer aldığı için benzer özellikler taşıyor. Domuz etiyle yapılan yemekler ise çok ağır olduğu için Türk
insanın pek hoşuna gitmeyecektir. Deniz ürünleri, sebzeler ve meyveler ile yapılan yiyecekler ise tam bizim damak tadımıza göredir” diyor. Son olarak tapasların nasıl ortaya çıktığını sorduğumuz Burcu Hanım, “İspanya’da
içki tüketimi özellikle şarap tüketimi çok fazladır. Eskiden sarayda şarap servisi yapılırken kadehin içerisine sinek düşmesin diye ekmek kapatılırmış. Zamanla sarayın
aşçıları bu ekmeklerin üzerine bir şeyler koymaya başlamışlar. Et, balık, patates, karides derken çeşit giderek artmaya başlamış. Bu zamanla yemek kültürü haline gelerek
yaygınlaşmış. Bu bizim meze kültürümüze de çok benziyor” diyor.
OCAK 2014
10.01.2014 09:25