PROFESYONEL ASCI DERGİSİ | Page 78

DÜNYA MUTFAĞI QUE TAL İŞLETMECİSİ BURCU ÇITAK Que Tal İstanbulluları yeni bir yeme içme anlayışı ile İspanya’da başlayıp dünyayı etkisi altına alan tapas kültürünü (ufak porsiyonlarda hazırlanan çeşit çeşit atıştırmalıklar) yaşatan samimi bir ortam. Farklı tadları bir arada denetimleme imkanı sunan bu konsept ekonomik yönüyle de oldukca cazip. İspanyadakiler gibi yol üstünde küçük, sıcak atmosferi ve iyi müzikleri ile uzun saatler kalkamayacağınız yeni yeme içme mekanınız size yepyeni bir gastronomi deneyimi sunuyor. Que Tal’ın İspanyolca’da ‘Naber’ anlamına geliyor. Şehrin klasiklerinden olma yolunda ilerleyen Que Tal, 2011 Time Out İstanbul Yeme İçme Ödülleri’nde ‘En İyi Küçük Yemek’ ödülünün de sahibi oldu. Layıkıyla tapas yiyebileceğiniz Que Tal’in menüsü mekânın iki ortağı Ayça ve Burcu Hanımların elinden çıkma… Sabah Que Tal’in kapısını onlar açıyor, gece onlar kapatıyor. İspanya seyahatlerinde edindikleri tapas merakını envai çeşit lezzetle sunuyorlar size. Mücver topları, ızgara ahtapot ve soğuk tapas tabakları en çok rağbet görenlerden… 1800’lü yıllarda inşa edilmiş bir apartmanın giriş katındaki mekânın barı ve ufak masaları uzun bir tapas keyfi için biçilmiş kaftan. Menüde dönemsel olarak yaptıkları değişikliklerle heyecanı sürekli canlı tutuyorlar. Somon füme, ançüez-kırmızı biber, çıtır nohut ile servis edilen ızgara İspanyol domuz sucuğu ‘chorizo’, ızgara tavuk rulo, biberli ıspanaklı ‘rollo 76 DUNYAMUTFAGI 10 de pollo’, İspanyol domuz jambon çesitleri ‘iberico’, ‘serrano’, ‘chorizo’ ve ‘mortadella’dan oluşan jambon tabağı en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. Böyle bir mekan açma fikrinin nasıl ortaya çıktığını sorduğumuz Burcu Hanım, “Her turizmci gibi bende kendime ait bir mekan sahibi olmayı istiyordum. Ortağım Ayça Koçak ise zaten catering işiyle uğraşıyordu. Her ikimizde yemek yemeği ve içmeyi sevdiğimizden küçük bir restoran açmaya karar verdik. Misafirlerin kendilerini rahat hissedecekleri, sevdiklerini mutlu edecekleri bir yer yapmak istedik. Sevdiğimiz yeme içme anlayışı ve Türk yeme içme kültürüne yakın bulduğumuz ufak ve çeşitli mezelerle hazırlanmış, küçük porsiyonlarda farklı yemekler ile son derece keyifli tapas konseptini kendimize özgü bir şekilde yorumlayarak böyle bir mekanın ortaya çıkmasını sağladık. Farklı tatları bir arada deneyimleme imkânı sunan bu konsept ekonomik yönüyle de oldukça cazip. İspanyadakiler gibi yol üstünde küçük, sıcak atmosferi ve iyi müzikleri ile uzun saatler kalkamayacağınız bir mekan hazırladık” diyor. Dört yıldır restoran alanında hizmet verdiklerini belirten Burcu Hanım, “İspanyol mutfağında domuz eti ve şarküteri ürünleri çok yer alıyor. Aynı zamanda Akdeniz esintisi de güçlü bir şekilde hissediliyor. İspanyada balık ve zeytinyağı çokça tüketiliyor. İspanya ziyaretlerimde benim ilgimi çeken başka bir özellik ise nohut yemeklerinin sayı- sının fazla olmasıdır. Bir de İspanyol mutfağında Arap etkisi gözle görülebilecek derece fazladır. Nereye giderseniz gidin restoranların büyük bir çoğunda humus ya da benzer yemekler menüde yer alıyor. İspanyol mutfağı genel itibariyle her bölgede benzer özellikler göstermekle birlikte kuzey ile güney arasında farklar gözle görülebilecek derecedir. Kuzey’de balık ve deniz ürünleri daha çok kullanılırken güneyde et ve tahıllar ön plana çıkmaya başlıyor” diyor. İspanyol yemeklerinin Türk damak tadına uygun olup olmadığını sorduğumuz Burcu Hanım, “İspanyol yemekleri genel olarak bizim halkımızın damak tadına uygun. Akdeniz bölgesinde yer aldığı için benzer özellikler taşıyor. Domuz etiyle yapılan yemekler ise çok ağır olduğu için Türk insanın pek hoşuna gitmeyecektir. Deniz ürünleri, sebzeler ve meyveler ile yapılan yiyecekler ise tam bizim damak tadımıza göredir” diyor. Son olarak tapasların nasıl ortaya çıktığını sorduğumuz Burcu Hanım, “İspanya’da içki tüketimi özellikle şarap tüketimi çok fazladır. Eskiden sarayda şarap servisi yapılırken kadehin içerisine sinek düşmesin diye ekmek kapatılırmış. Zamanla sarayın aşçıları bu ekmeklerin üzerine bir şeyler koymaya başlamışlar. Et, balık, patates, karides derken çeşit giderek artmaya başlamış. Bu zamanla yemek kültürü haline gelerek yaygınlaşmış. Bu bizim meze kültürümüze de çok benziyor” diyor. OCAK 2014 10.01.2014 09:25