BİTKİ
HAŞHAŞ (PAPAVER SOMNIFERUM)
Yaprağından tohumlarına kadar yemeklerde tüm kısımları kullanılabilmektedir. Çiçekleri
bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilmektedir. Ülkemizde İç Ege ve Akdeniz bölgesinde
kolaylıkla yetişmektedir.
İ
lk olarak Güney Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Asya’da yetiştirilen afyon haşhaşının laleye benzer beyaz veya mor çiçekleri vardır. Ancak tohumdan ekilen bu bitki
büyümeden önce seyreltilmelidir. Böylece
gürbüzleşip, serpilmesi sağlanır. Seyretme işlemi sırasında sökülen bitkiler körpe
ve lezzetli olduğundan salatası yapılabilir.
Haşhaş güneşli arazilerde, kireçli topraklarda yetişmektedir. Ege Bölgesinde sonbahar aylarında ekilen haşhaş, nisan – mayıs aylarında görenleri büyülemektedir.
Rüzgarda sallanan çiçekleriyle neredeyse
toprağın efendisidir. Yeşilliği kış aylarında
toplanıp, İç Ege ile Akdeniz bölgelerindeki pazarlarda satılmaktadır. Tohumlarıysa
yaz sonuna doğru olgunlaşmaktadır.
Tıpta meyvelerinden yapılan morfin pek
çok ilaç karışımına girse de evlerde kullanılan ilaçların içerisinde yer almamaktadır.
Haşhaş tohumlarında çok hafifte olsa da
uyuşturucu, gevşetici etki bulunmaktadır.
Haşhaş ürünleri yiyenlerde belirli bir gevşeme meydana gelmektedir.
Afyon, Uşak, Burdur civarında haşhaşın
yaprakları sevilerek yenilen bir salata malzemesidir. Böreklere de zaman zaman girmektedir. Haşhaş tohumları ise kek çörek,
ekmek hamuruna ve üzerine konulur, tatlılarda, makarna ve pilavlarda, patatesli yemeklerde rahatlıkla kullanılabilmektedir.
Yine Ege’de haşhaş sürtmesi olarak bilinen
haşhaş ezmesi balla birlikte ekmeğe sürülerek yenilmekte, gözleme ve çöreklerde
kullanılmaktadır. Sadece Türkiye’de değil
Batı ülkelerinde de haşhaş tohumlarından
ekmek, bisküvi ve diğer unlu gıdaların yapımında, ayrıca salata ve kimi yemeklerin
süslenmesinde kullanılmaktadır.
Haşhaş tohumu kuş yemi olarak da değerlendirilmektedir. Özellikle 18. yüzyılda,
haşhaş tentürü teskin edici olarak büyük
miktarlarda ve kuşaklar boyunca kullanılmıştır. Haşhaşın yeşil kapsüllerinden çıkan
sıvının tıbbi olarak kullanılması çok eski zamanlara kadar gitmektedir. Theophrastus
ve Dioscorides’in hayatlarında haşhaşın
kullanımlarına rastlanmaktadır. Haşhaştan yapılan öksürük şurubunun Avrupa’ya
Arap Hekimler tarafından getirildiğine inanılmaktadır.
100
BITKI 2